Olması gereken hiç alışılmayacak bir yoklukmuş bu.
Ömre bağlanmış hiç açılmayacak bir düğümmüş bu.
Gözyaşıyla harlanmış hiç sönmeyecek bir yangınmış bu.
Demek şimdilik kalacaklara sonsuz hasretmiş bu.
Ölümmüş bu...
Not: Son şiirimdir. Artık şiir yazmayacağım..
7.01.2026
5.01.2026
Digan...
Babacığım ben seni çok sevdim biliyorsun değil mi?
Bugün vefatının 21. Günü. Öyle yıkıcı bir süreç oluyor ki benim için. Yeni eve taşındım, yeniden çalışacağım. Götürmeye çalışacağım be baba. Biliyorum hep ruhun benimle olacak. Fotoğrafını büyütüp çerçevelettim ve her zaman görebileceğim bir duvara astım. Beni sen var ettin babacığım, ne olursa olsun destekledin. Hastaneye götürdün, getirdin her zaman korudun kolladın. Hep yanımdaydın.
Vefatına kadar son 10 gün nasıl geçti öyle, hepsi saniyesine kadar aklımda. Son iki güne kadar bilincin yerindeydi yazarak iletişim kurabiliyorduk. Büyük halamın oğlu Koral abi Uzunköprü’den geldiği için sıramı ona vermiştim. Seni görmek istemişti. Diğer hakkımızı da abim yeğenim için kullanmıştı. O gün bilincinin yerinde olduğu son günmüş be baba. Yazmışsın “Cem Nerede” diye? En çok o ağlatıyor beni şu an. Yoğun bakım kapısının önündeydim be baba. Nerede olacağım başka. Her gün her saat beklerdim keşke hayatta olabilseydin. Ondan önceki gün de yarın geleceğim demiştim gözlerim doluyken. Bana mahsunca bakıp el sallamıştın yavaşça. Ah babacığım, Allah bana dayanma gücü versin. Çok zor bir şey sensizlik. Arkamdaki kocaman dağ birdenbire kayboldu. Şimdi ben hissettiklerimi, her şeyimi kime anlatacağım? Kim beni senden daha fazla arayabilir ki? Kim beni senden daha iyi anlayabilir?
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
