Binlerce ukde arasında birkaç nükte; yaşanmışlıklar..

Babama.. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Babama.. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8.09.2026

Tadı Yok Sensiz..

Tadı yok sensiz geçen ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın.

266 gün oldu sen yalan dünyadan ayrılalı baba. Her şey seyrinde devam ediyor. Yağmur yağıyor, rüzgâr esiyor, koşturma devam ediyor. Hayat sen sanki ölmemişsin gibi pervasızca yol alıyor. Bir ben kalmışım içinde geçmeyecek sızıyla. Bir ben kalmışım yapayalnız buralarda. Sensiz hiçbir şeyin anlamı yok.

Baban öldüğünde kimsesiz kalıyorsun. Gidilecek hiçbir yer kalmıyor o da göçtüğünde. Dönülebilecek olsa dönerdin biliyorum. Çaresi olsa gelmeden durabilir miydin? Gittiği yere kadar yoldaştık birbirimize. Yaşamı sevdiğin halde neden bu kadar sigara içtin be baba? Ben hayatı sevmediğimden içiyorum. Sen seviyordun. Gerçi ecel geldiğinde ne yapsan boştur. Doğarken alnımızda yazılı ne zaman öleceğimiz. Belki sigara içmeseydin ıstırap çekmezdin baba. Belki aniden sana gelirdi ölüm. Her şeyin farkına varmadan, üzüntü içinde ölmezdin belki. Seni yalnız bırakacaklarını bilmezdin. Dost sandığın düşmanlarını görmezdin. Hepsinin farkına vararak hüzünle ayrıldın buralardan. Bunu hissediyorum, çünkü ölüm döşeğinde gözlerinde sadece hüzün vardı. Bu hayata veda etmenin hüznü değildi, her şeyin farkına varmanın hüznüydü. Güvendiklerinin aslında ne kadar güvenilmez olduklarının farkına varmak insanı ne kadar da üzer.

8.07.2026

O Adam..


Vefatına bir ay kala akşam çökerken gördüm onu.
Eve hiçbir zaman ekmeksiz gelmeyen adam
Yine fırından çıkıyordu.
Gözleri seçemiyordu karanlık bastırmışken.
Ağır adımlarla sallanarak yürüyordu
En hafif rüzgârda yıkılacak gibiydi
Belki de kaybolacakken buldum onu.
Koluna girdim, içimden ağladım
Yıllara meydan okuyan o adam ümidini kesmişti artık
Gözlerinde sadece hüzün vardı.
Biraz daha yaşamak istiyordu.
Bu melun şehirden kurtulacak kadar.
Tanıdığı herkeste izi olan o adam
Benim babamdı.

21.06.2026

Babalar Günü..

"Geçip giden zamanları bir yerlerde bulsam.."

Bulamam be azizim bulamam. İlk defa babama bir hediye bakamadım bu babalar gününde. Çünkü babamı 6 ay önce kaybettik. Kabrine gittim susuz toprağına su döktüm. Biraz ağladım biraz dertleştim onunla. Burada biraz anlattım babamı o mağrur bir dağ gibiydi, ama kalbinin yumuşaklığını gizleyemezdi. Yufka yürekliydi yani. Önce biraz sinirlenir sonra pamuk gibi olurdu. Babam benim kahramanımdı olmak istediğim insandı. Şimdi yok işte. Şanslı bu bakımdan çocuklarından önce vefat etti. 

Babamla maçlar izlerdik, oyunlar oynardık. Yüz göz olmazdı benle ama damarımı da bilirdi. Bana keyfi yerindeyken hep bok herif derdi. Benim de bu seslenişi çok hoşuma giderdi. Beni sevdiğini anlardım bu lafından. 

Beynine kanserin metastaz yaptığını öğrendiğimiz zamanlarda çok durgundu babam. Bir keresinde balık almaya gitmişti tek başına. Gözleri görmemeye başlamıştı. Akşam kararırken beni bir telaş aldı ve onu aramaya çıktım. Fırından çıkarken gördüm onu, deryanın ortasında sandallaydı sanki. Onu bulamasam kaybolacak gibiydi. Öyle üzülmüştüm ki bu duruma. Her dışarı çıkışında yanından ayrılmayacaktım artık. 

5.01.2026

Digan...


Babacığım ben seni çok sevdim biliyorsun değil mi?

Bugün vefatının 21. Günü. Öyle yıkıcı bir süreç oluyor ki benim için. Yeni eve taşındım, yeniden çalışacağım. Götürmeye çalışacağım be baba. Biliyorum hep ruhun benimle olacak. Fotoğrafını büyütüp çerçevelettim ve her zaman görebileceğim bir duvara astım. Beni sen var ettin babacığım, ne olursa olsun destekledin. Hastaneye götürdün, getirdin her zaman korudun kolladın. Hep yanımdaydın.

Vefatına kadar son 10 gün nasıl geçti öyle, hepsi saniyesine kadar aklımda. Son iki güne kadar bilincin yerindeydi yazarak iletişim kurabiliyorduk. Büyük halamın oğlu Koral abi Uzunköprü’den geldiği için sıramı ona vermiştim. Seni görmek istemişti. Diğer hakkımızı da abim yeğenim için kullanmıştı. O gün bilincinin yerinde olduğu son günmüş be baba. Yazmışsın “Cem Nerede” diye? En çok o ağlatıyor beni şu an. Yoğun bakım kapısının önündeydim be baba. Nerede olacağım başka. Her gün her saat beklerdim keşke hayatta olabilseydin. Ondan önceki gün de yarın geleceğim demiştim gözlerim doluyken. Bana mahsunca bakıp el sallamıştın yavaşça. Ah babacığım, Allah bana dayanma gücü versin. Çok zor bir şey sensizlik. Arkamdaki kocaman dağ birdenbire kayboldu. Şimdi ben hissettiklerimi, her şeyimi kime anlatacağım? Kim beni senden daha fazla arayabilir ki? Kim beni senden daha iyi anlayabilir?

25.07.2024

Babama..


The Godfather’daki Marlon Brando’dan daha,
Yeşilçam’daki Hulusi Kentmen’den evla.
Ve ne kadar baba varsa etrafta.
Hepsinden daha babasın sen be baba...

Neler yaşamadık ki senle...
Çiftlikköy’de zatürre geçirdiğimde sen yetiştin.
Beraber uyuduk ofis kanepelerinde.
Beraber koştuk bu maratonu
Başka kimse yoktu.
Ve herkese anne dedim de.
Senden başkasına baba diyebilir miydim hiç?
Demedim.

İçi yufka, dışı mangal babam
Çevreye koşan, beni hep taşıyan babam
Hastanelere koltuğunun altında döner ekmek sokan babam.
Süpermen de kimmiş senin yanında?
Atlas misali dünyayı sırtlayan babam.

Keşke sana rahat bir hayat yaşatabilseydim.
Keşke bir sahil kasabasında bütün gün keyif çatabilseydin.
Keşke dediklerim çok ama
Bir “iyi ki” hepsini yok ediyor baba.
İyi ki benim babamsın be baba...