266 gün oldu sen yalan dünyadan ayrılalı baba. Her şey seyrinde devam ediyor. Yağmur yağıyor, rüzgâr esiyor, koşturma devam ediyor. Hayat sen sanki ölmemişsin gibi pervasızca yol alıyor. Bir ben kalmışım içinde geçmeyecek sızıyla. Bir ben kalmışım yapayalnız buralarda. Sensiz hiçbir şeyin anlamı yok.
Baban öldüğünde kimsesiz kalıyorsun. Gidilecek hiçbir yer kalmıyor o da göçtüğünde. Dönülebilecek olsa dönerdin biliyorum. Çaresi olsa gelmeden durabilir miydin? Gittiği yere kadar yoldaştık birbirimize. Yaşamı sevdiğin halde neden bu kadar sigara içtin be baba? Ben hayatı sevmediğimden içiyorum. Sen seviyordun. Gerçi ecel geldiğinde ne yapsan boştur. Doğarken alnımızda yazılı ne zaman öleceğimiz. Belki sigara içmeseydin ıstırap çekmezdin baba. Belki aniden sana gelirdi ölüm. Her şeyin farkına varmadan, üzüntü içinde ölmezdin belki. Seni yalnız bırakacaklarını bilmezdin. Dost sandığın düşmanlarını görmezdin. Hepsinin farkına vararak hüzünle ayrıldın buralardan. Bunu hissediyorum, çünkü ölüm döşeğinde gözlerinde sadece hüzün vardı. Bu hayata veda etmenin hüznü değildi, her şeyin farkına varmanın hüznüydü. Güvendiklerinin aslında ne kadar güvenilmez olduklarının farkına varmak insanı ne kadar da üzer.





