Binlerce ukde arasında birkaç nükte; yaşanmışlıklar..

3.09.2026

Kalmak..


Herkes gidiyor da ben kalakalmışım. 

Neden kaldığım apaçık ortada aslında. Bende cesaretin zerresi bile yok. Hayatımın bir kıymeti olmadığını bildiğim halde, umudun sadece daha kötü günleri getireceğini bilerek kalıyorum. Temelli gidebileceğim bir anı düşlüyorum. Çünkü varlığım aslında yokluktur benim. Var olduğumu sanıyorum, yazılar ve şiirler yazıyorum ama sadece kendim okuyorum sonuçta. Varken yok sayılmak başlarda çok acıtsa da artık bir önemi yok. Bu dünyadan kimler geçmiş kaçını hatırlıyoruz ki?

Dolanıp duruyorum işte kaldırımlarda. Bazen orada bile görülmüyorum ki çarpışıyoruz insanlarla. Özgüvenimi nerede kaybettiğimi biliyorum ve oralara dönmek mümkün değil. Benim gibi milyonlar vardır. Kalmak günahlarını arttırmaktan başka bir şeye yaramıyor oysa. Bari bir mağaraya kapanıp sadece ibadet etseydim. Onu da yapamıyorum.

Nasıl bu kadar güçsüzleştim anlayamıyorum. Sanki sihirli bir değnek değdi bana ve korkular ve endişeler yükledi. Neden korkuyorum ki? En fazla ne olabilir? Dünyada neden kalmak istiyorum ben bir boka yaramadığım halde? Sanırım önce ölüm ağrısından, sonra cehennem azabından korkuyorum. Ben bir aziz değilim ki, egoist bir insanım sadece. Tanrı’nın sadece cezalandırıcı tarafını mı görüyorum?

Görülmemek gerçekten de bir kayanın altında ezilmek gibi. Diğer insanları boş ver, ailen seni görmüyor. Halin vaktin nasıl diye sormuyor. Sanırım en kötüsü bu duruma alışmak oluyor. Neden kalıyorsun dersen, kendimi doğrudan öldürmemek için kalıyorum. Çünkü ölümü atlatsam ruhum sonsuz döngüde nelere maruz kalacak bilmiyorum. Hesabı ağırlaştırmamam lazım ama bir sineği öldürsen bile günah kazanıyorsun. Gitmek zor, kalmak daha da zor. Çünkü kaldığında başına nelerin geleceğini biliyorsun. Depresyon, hezeyanlar, bunalım, yalnızlık, yok sayılmak, keder, tasa, gözyaşı vb. her şey hortluyor sen kaldıkça. Hepsine ayrı ayrı alışmaya çalışırken anlamı kaybediyorsun. Anlamı kaybettiğinde inancını kaybediyorsun ve inancını kaybettiğinde cehennemi hak ediyorsun.

Hesap ödeyemeyeceğim noktayı geçmeden gidebilmem gerek. Gerçi şimdi gitsem bile hesabı ödeyebilir miyim bilmiyorum. Kaldıkça oksijen yakıyorsun, kimi bir nefese muhtaçken. Sevmiyorum dünyayı, sevmiyorum insanları, bu düzenden iğreniyorum. Onlar da beni sevmeyip, iğreniyor. Dolayısıyla burada kalmamın ve boşa oksijen yakmamın bir önemi yok ki. İstemediğim ve istenmediğim bir yerde kalmamalıyım.

Keşke babamla yer değiştirebilseydim. O hastalığı onun yerine ben çekseydim. Varlığımı tek bilen insanı kaybettiğimi göreceğime, hesabım büyümeden ben gitseydim buralardan. Çünkü yaşadıkça isyankâr oluyorum. Trilyonlarca spermin arasından dünyaya gelen bir canlı olmama şükretmem gerekirken, ben böyle saçma sapan düşüncelere kapılmışım. Şeytan mı benimle bu kadar uğraşıyor yoksa ben her kötü hale meyilli miyim? Her şeyi şeytana bağlamamak lazım. Saf kalabilenler nasıl kalabiliyor? Sen her haltı yiyip, şeytana uydum diyemezsin.

Kalmak beni en büyük günahkârlardan birisi yapacak sanırım. Umarım çok kalmam. Kırkıma üç sene kaldı. Onu aşmak istemiyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder