“Ölümümüzden sonra bir hayat daha gerek bize
Zira ömrümüz umutlanmakla geçti.”
Sadî-i Şîrâzî
İnsanda gözyaşının sınırı yokmuş. Ağlarsın, ağlarsın da kurudum sanırken hala ağlayabildiğini fark edersin. Nereden geliyor bu damlalar diyecek olursan, sen onu bittikçe üretiyorsun kederlerinle. Gerçekleşmeyen ateşe teslim olmuş hayallerini belki bir umut söndürmek için. Hata yapanın bunun bedelini illaki ödemesi gerekir, ödeyecek de. Ama zamanın olduğu yerde gençlik hatalarını yaşlılıkla ödemek büyük hayal kırıklığıdır. Geçmişte yaptığın hatayı gelecekte düzeltemezsin. Olan olmuş, kor demir soğumuştur. Hata yaptığın haline dönemezsin. Çünkü an geçmiştir, durduramadın, durduramazsın.
Yaşadığın hayatı bir daha bulamayacaksın. Ne kadar farkındasın bunun? Şuan bu yazıyı okuyorsun ya geçiyor zaman. Sabah ve akşam birbirini kovalıyor. Saçların azalıyor, azalanlar beyazlıyor. Pişmanlıkla öleceksin değerli dostum. Her insan gibi pişman olarak öleceğiz. Nedenleri farklı olacak belki ancak o his aynı olacak. O zaman küçüleceksin ne kadar büyük bir değer olsan da. O zaman var oluşunu sorgulayacaksın.
Yaşadığın hayatı bir daha bulamayacaksın. Ne kadar farkındasın bunun? Şuan bu yazıyı okuyorsun ya geçiyor zaman. Sabah ve akşam birbirini kovalıyor. Saçların azalıyor, azalanlar beyazlıyor. Pişmanlıkla öleceksin değerli dostum. Her insan gibi pişman olarak öleceğiz. Nedenleri farklı olacak belki ancak o his aynı olacak. O zaman küçüleceksin ne kadar büyük bir değer olsan da. O zaman var oluşunu sorgulayacaksın.
