Binlerce ukde arasında birkaç nükte; yaşanmışlıklar..

3.05.2026

Oyun Değil..


İnsanların arasında insana hasret bir yaşam... 

Meselenin en kısa ve öz halidir bu. İnsanda insanı duygular kalmadığından ona hasret yaşıyorsun. Merhamet, vicdan, hoşgörü, samimiyet, masumiyet bu duyguların hepsini bulunduğumuz yüzyıl sildi süpürdü. Geriye aşağılık, adi duygular kaldı. Nefret, haset, kibir gibi.

Güvenebileceğiniz kimse kalmadı. Arkanızı sadece duvara yaslayabilirsiniz. Övünün bununla. Bu noktaya getirdiğiniz acımasız, çirkin dünyayla övünün. Çünkü hak ettiniz. Sadece bir nesilde çürüttünüz insanlığı. Artık geriye dönüş yok.

Nasıl hayatta kalacağız biz? Kim bizi dinleyecek, kime derdimizi anlatacağız. Artık herkes dinlemeden yargılayıp kalemimizi kırarken ne bekleyebiliriz bu hayattan?

Oyun sahası değil burası. Düştüğümüzde yumuşak bir zemine temas etmeyeceğiz. Gayet ciddi bir durumdayız. İnsana hasret insanlar birer birer vazgeçmeye başladılar. Her yaştan, her renkten vicdanlar bu ağırlığın altında eziliyorlar. Bencilliğin, çıkarcılığın girdabında boğuluyorlar. Çünkü kimse biraz kirli değil, kanalizasyona karışmışçasına leş. Mikroskopla iyi duygu ve saflık arıyorsun ama yok.

İnsanlar kendilerine zehirli kaftanlar dikmişler. İçlerinde yanıyorlar ama bundan zevk alıyorlar. Dünyanın bu yapaylığında kendilerine kaf dağında rol biçmişler. Hayatlarla çok kolay oynuyorlar. Oyun değil ulan bu.

Birbirinizin üzerine basıp duruyorsunuz. İnsanlardan oluşturduğunuz o piramidin tepesine çıkmak tek gayeniz. Ne kadar kazansanız da doymayacaksınız. Çünkü dünya sınırlı, varlığın sınırlı. Çemberden çıkamayacaksınız.

Ve yarattığınız bu kirli dünya sizi sigaranın ucundaki külmüş gibi silkeleyecek. Bundan kaçamayacaksınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.