Nou's Writings..

Binlerce ukde arasında birkaç nükte; yaşanmışlıklar..

26.09.2026

20.09.2026

Arz-ı Hal..


Küplerce içmek istiyorum da içemem. En azından bir tövbemi bozmamalıyım. İçmeden kaçamıyorum bu iğrenç dünyadan kısa bir süreliğine olsa da. Babamın hastalığı süresince bayağı içki içmiştim ancak öyle kaldırabilmiştim vaziyeti. Ama onu uğurladıktan sonra tövbe ettim içkiye. Sebebi sağlık ya da maddiyat değildi. Tamamen maneviyat içindi. İçki içince, sarhoş olunca Allah’ı anmıyorsun. Her şey sisin içinde oluyor, kolayı seçiyorsun. İstesem bozabilirim tabi ama neden bozayım ki. Acı çekmek varsa kaderde çekeceksin bundan öte köy yok.

Kimse aramasa da sormasa da koltuğuna oturup düşleyeceksin güzel zamanlarını. Back To The Future izlerken hep çok mutlu olmamın sebebi var. Zamanda yolculuk yapabiliyorsun ya olay o işte. Onu izlerken kendim çocukluğuma dönsem neler olur diye düşünüyorum. Belki de çocukluğuma bile dönmezdim. Annemle babamı erkenden ayırır doğumumun önüne geçerdim belki. Çünkü nihayetinde insanın güzel zamanları olsa da ondan daha fazla çirkin zamanları oluyor. Doğmamış olsaydım babam olmazdı, dolayısıyla onun ölümüne üzülmezdim. Hiçbir şeyin önemi olmazdı. Var olmayacaktım, savaşmayacaktım bu çirkin düzenle. Trilyonda bir ihtimal ben doğdum ve her şey benim için zorlaştı.

19.09.2026

Düşecek..


Ufukta ayrılık var zulada pişmanlık
Akla düşen onlarca sebep
Ve yalnızca biri uyutacak
Uyanıkken daldığın düşlerinden

Yollar ayrılacak hatta kaldırımlar
Hatta benlikten de töz
Hiçbir şeye sevinemeden
Geçeceksin her serden, gönülden

Ve sigaradan kül düşecek
Gülzardan gül
Kaçacaksın merhametinden
Sakınacaksın masumiyetinden.






14.09.2026

Hâlâ..


Bir zamanlar düştüğüm kuyunun
Dibini göremedim hâlâ
Boşlukta yok olma ümidiyle
Yaşıyorum hâlâ.

Dünya ne güzel diyorlar
Hayır, çirkindir hâlâ.
Gelecekten bahsediyorlar
Ben dünlere çiviliyim hâlâ.

Çaresi yok mudur var olmanın
Kaybolmak istiyorum hâlâ.
Göğün altında yapayalnız ruhumla
Eziliyorum da ölmüyorum hâlâ.





12.09.2026

Mayası Çamurdan..


Ben istemez miydim, huzurla uyuyup uyanmayı? Bu mecranın hüzünlü bir adamın değil de mutluluk saçan, gezi, yemek, hobi içerikleri yazan bir adamın olmasını istemez miydim? Belki de isterdim arkadaşlar. Gamsız, tenasül uzvunun dikine giden, zevkten çıldıran bir adam olmak belki de isterdim. O kadar olmasa bile dert etmeyen, sakin biri olmak isterdim. Yoksul biri değilim, zengin biri değilim, sadece yoksun ve yalnız biriyim.

Benim derdim, şükürsüz bir adam olmaktır. Öyle az şükrediyorum ki bu yüzden darbeler yiyorum. Nefsimle her gün her saat çarpışmak beni bozuyor. İçimdeki açığa çıkmaya fırsat kollayan kötülüğü dört koldan çekiştirmek beni yoruyor. Aklım yap diyor ne yaparsan yap acıma, vur tekmeyi, yık her şeyi, aş sınırı. Ama yapmıyorum işte. Sonsuzdan korkuyorum çünkü dünya için ebediyetimi yakmak istemiyorum. Bu yüzden cevaplarım hep, tamam, öyle olsun, problem yok şeklinde çıkıyor. Mesela vardiyayı erken alıyorum, doğal olarak benden de erken alınmasını bekliyorum. Ama öyle olmuyor. İstesem ağzıma geleni söyleyip bırakamaz mıyım işi ya da tartışamaz mıyım? Benim baktığım türden bakmıyor insanlar birbirine. Ben bir melek olmadığımı biliyorum, sadece insanlara çektirmek istemiyorum. Hayat hiçbir şey yapmayıp sadece yatsan bile zor. İnsanların ne yükler taşıdıklarını kimse tahmin edemiyor. Herkesin derdi kendince en büyük. Hoşgörü ve tevazu, yerini hırçınlık ve kibre bırakmış.

8.09.2026

Tadı Yok Sensiz..

Tadı yok sensiz geçen ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın.

266 gün oldu sen yalan dünyadan ayrılalı baba. Her şey seyrinde devam ediyor. Yağmur yağıyor, rüzgâr esiyor, koşturma devam ediyor. Hayat sen sanki ölmemişsin gibi pervasızca yol alıyor. Bir ben kalmışım içinde geçmeyecek sızıyla. Bir ben kalmışım yapayalnız buralarda. Sensiz hiçbir şeyin anlamı yok.

Baban öldüğünde kimsesiz kalıyorsun. Gidilecek hiçbir yer kalmıyor o da göçtüğünde. Dönülebilecek olsa dönerdin biliyorum. Çaresi olsa gelmeden durabilir miydin? Gittiği yere kadar yoldaştık birbirimize. Yaşamı sevdiğin halde neden bu kadar sigara içtin be baba? Ben hayatı sevmediğimden içiyorum. Sen seviyordun. Gerçi ecel geldiğinde ne yapsan boştur. Doğarken alnımızda yazılı ne zaman öleceğimiz. Belki sigara içmeseydin ıstırap çekmezdin baba. Belki aniden sana gelirdi ölüm. Her şeyin farkına varmadan, üzüntü içinde ölmezdin belki. Seni yalnız bırakacaklarını bilmezdin. Dost sandığın düşmanlarını görmezdin. Hepsinin farkına vararak hüzünle ayrıldın buralardan. Bunu hissediyorum, çünkü ölüm döşeğinde gözlerinde sadece hüzün vardı. Bu hayata veda etmenin hüznü değildi, her şeyin farkına varmanın hüznüydü. Güvendiklerinin aslında ne kadar güvenilmez olduklarının farkına varmak insanı ne kadar da üzer.

6.09.2026

Çile..


Ne yoldan dönülmüş ne zamandan
Felek daha acımasızmış düşmandan
Mutluluk şimdi nafileymiş kalandan
Uzun ömürle imtihan eyleme beni.