Nou's Writings..

Binlerce ukde arasında birkaç nükte; yaşanmışlıklar..

12.05.2026

148. Gün..

Bugün 148. gün.

Yokluğun beni yaşayan bir ceset yaptı baba. Beynim patlayacak gibi, seni düşünmediğim bir an bile yok. Hep güzel anlarımız geliyor aklıma. Defalarca rüyama girdin bu süreçte. Yanına mı çağırıyorsun beni babacığım? Öyleyse al beni yanına. Hayat beni mahvediyor, anlamsızlığın içinde boğuyor. Bana tembel diyorlar da kolayına kaçıyorlar işin. Ben bir anlam bulsam hayat karşımda duramaz. Sokakta da olsun yaşarım. Ama ne için bütün bunlar? Yani kim beni arıyor annem ve teyzemden başka? Onlar da akıl verip, nutuk çekiyorlar. Herkes kendi teranesinde ve kendi derdindeyken benim dertlerimi sırtlamama kim yardım edebilir ki?

Hastalığının teşhisinden 2 ay önce spora yazılmıştım hatırlarsan. 1 yıllık taahhüt verdiğim halde 1 kere gidebildim. Senin hastalığını öğrendikten sonra gideceğim varsa da kalmadı ve iptal etmek istedim. Sen hasta değilsin sonuçta, bu geçerli bir sebep değil dediler. Sonra beni mahkemeye vermişler 4000 lira için. Bunu duyunca hemen nasıl işi çözmüştün hasta halinle. Benim için neler çektin böyle? Ayaklarını 10 yıl boyunca öpsem ödeyebilir miyim sana olan borcumu? Hayır ödeyemem. Benden adam olmayacak baba. Babası ölen ilk kişi değilim ben. Ama kıyamet kopmuş gibi hissediyorum yaklaşık 5 aydır.

Aklıma geldiğinde gözlerim yaşarıyor. Sokakta neredeyse uluorta ağlayacağım. Defalarca yazmıştım bu günleri. Ben senin yokluğuna asla alışamam. Arkamdaki koca dağ kaybolmuş nasıl alışayım? O çok sevdiğin Yahudi ortaklarının da gerçek yüzlerini görmüşsündür. Perde kalkmıştır artık senden. Ölmen için dualar etmişlerdir o dükkâna konabilmek için. Hani derdin ya onlar sana yokluğumda yardımcı olurlar diye. Ne safsın. Sen hayattayken sana karşı maske takıyorlardı, sen yokken biz maskesiz görüyorduk onları. Seni öyle bir etki altına almışlar ki onları iyi insanlar sanmıştın. Ne yazık ki durum böyle. Onlardan kimseye fayda gelmez.

11.05.2026

Vardım..


Var olmak sadece cismen dünyada bulunmak mıdır?

Bence değil. Ben şu an burada değilim. Belki cismen buradayım bir hacim kaplıyorum ama ruhum burada değil. Bir zamanlar vardım. Şimdi yokum. Her insanın çektiği sıkıntılardan biridir var olamamak.

2008’den beri yarımdım. Hiçbir ilişkiye başlamadım o günden sonra. Sessizce kefaretimi çektim. Sırtımdaki küfeler azar azar çoğaldı. Tek tesellim beni anlayan bir insanın yani babamın hayatımda olmasıydı. Her koşulda destekliyordu beni. Yalnızlık çekmiyordum. Babamın vefatıyla darmaduman oldum. Yarımdım ve hiç oldum. Var olmayan ve yok olmanın hayaliyle yanıp tutuşan biri oldum.

Çok katı düşüncelerim var. Eski kafalı bir adamım ben. Ataerkil düzeni savunurum. Babalar bana göre annelerden daha değerlidir. Tabi görevini layıkıyla uygulayan evine bakabilen, çocuklarını yetiştirebilenler için söylüyorum bunu. Takıntılarım var. Cebimdeki son parayı isteyen olursa ona veren bir adamım ben. Ama kimse cebindeki son parayı bu zamana kadar bana vermedi. Gerçi ben de istemedim. İsteseydim vermezlerdi yani. Dünyaya ayak uyduramıyorum. O beni ezip geçti her defasında.

3.05.2026

Oyun Değil..


İnsanların arasında insana hasret bir yaşam... 

Meselenin en kısa ve öz halidir bu. İnsanda insanı duygular kalmadığından ona hasret yaşıyorsun. Merhamet, vicdan, hoşgörü, samimiyet, masumiyet bu duyguların hepsini bulunduğumuz yüzyıl sildi süpürdü. Geriye aşağılık, adi duygular kaldı. Nefret, haset, kibir gibi.

Güvenebileceğiniz kimse kalmadı. Arkanızı sadece duvara yaslayabilirsiniz. Övünün bununla. Bu noktaya getirdiğiniz acımasız, çirkin dünyayla övünün. Çünkü hak ettiniz. Sadece bir nesilde çürüttünüz insanlığı. Artık geriye dönüş yok.

Nasıl hayatta kalacağız biz? Kim bizi dinleyecek, kime derdimizi anlatacağız. Artık herkes dinlemeden yargılayıp kalemimizi kırarken ne bekleyebiliriz bu hayattan?

30.04.2026

Böyle Olur Muydu Sonu?


Neden bu kadar kötüleştiğimi biliyorum.

İçimdeki yaralar kabuk bağlamadan devam ettiğimden. Gönül ağrımı ne kadar acıtırsa acıtsın görmezden geldiğimden. Geçer diye düşündüğümden. Oysa geçmeyecek bunu öngörmeliydim. O gün arkama bakmalı ve koşmalıydım. Erkeklik arkaya bakmamaktan ibaret değilmiş.

Sevgi, sadakat, hoşgörü bu kadar basit değilmiş. Şimdi kimi seveceğim ben? Manavda satılır mı sevgi? Yaralarım hala ilk günkü gibi sızlarken kimseyi sevemem ki. İşin gerçeği o da bana dönemez. Araya neredeyse 20 yıl girmiş. Eskimişiz, nasırlaşmışız. Sistemin iyice kulu kölesi olmuşuz. Ben bir gece yarısı otobüse binip öğleyin orada olabilir miyim şimdi? Masumiyetimizi bulabilir miyiz yine?

İki akıl hastanesi deneyimi, iki şiir kitabı, bir roman bu kadarmış hayatım. Daha fazla da ileriye gidemiyorum. Ben hep terk edildiğim yerdeyim. Pişmanlığım beni sarmaşıklar gibi sarmış. O öyle olsaydı, bu böyle olsaydı deyip duruyorum. Geçmişi değiştirmek için eski lambalardan medet umuyorum. Bir dilek hakkım olsa 2008 yılına geri dönmekten başka bir şey istemiyorum zira.

25.04.2026

Hesap Vakti..


Dönmeye vakit de yok hal de yok..

Çünkü dönmek için kendini yenebilmen gerekli. Biz kendimize yenilmeyi doğuştan seçmişiz. Var olmak acıtıyor en çok. Varlığımız bize zarar veriyor. Bir şeyleri planlamak ve o planların hiçbir zaman tutmayacak olması. Bu kadar değişken varken neyde tutunabiliriz ki. Yarının garanti olmaması ama hala yaşama hevesimizin olması. Ölüm neden bu kadar zordur? Bir tuşa basıp da kapatamıyor muyuz kendimizi?

Neden gerçekliğin bu çıplaklığına dayanamıyoruz? Dünyaya hazırlıksız geldiğimiz bu bariz ortamda. Neden alışamıyoruz halen? Gemisini yürütene kaptan deniyor. O gemiyi suda yüzdürmek sadece iyi niyetle mi mümkündür? İnsanın kaderi var oluşsal yalnızlığını reddetmekle çamura saplanır. İnsan her daim yalnız olduğunu ve hep yalnız kalacağını kabullenmelidir. Ben de dahil çoğu insan bunu kabullenemiyoruz. Hep yanımızda birileri olacak hatta beraber göçeceğiz bu alemden diye düşünüyoruz. Oysa yalnız gelmedik mi? Yapayalnız geldik buralara. 

“Bir düşmeye gör acıyan olmaz. Halin nedir diye soranın olmaz.” Dimdik yaşamak çok yorar insanı. Bazen durup soluklanmak istersin de olmaz işte. Sürekli tetikte düşmemek için çabalamanın ne kadar zor bir şey olduğunu bilirsiniz. Düşmemek için uğraşırsın ama eninde sonunda düşüyorsun. Sadece süre biraz uzuyor. 

23.04.2026

Aynalar Değişsin..



Biz değişmeyiz artık
Aynalar değişsin.
Onlar bizi kandırsın
Ve umut adı verilmiş yalanlara inandırsın.

Değişim durağını yüzyıl önce geçmişiz
Şu anki halimize evrilmişiz
Bata çıka bu çamur deryasında
Sadece kendimizi eskitmişiz

Hükmümüz yoktur şimdi bulunsak
Evvel zamanın bir kayıp düşündeyken

Her şeyin ortasında hiçmişiz
Kalabalığın yuttuğu gölgeymişiz
Ve ölmeden unutulanların şehrindeymişiz

Kaderimiz bizim seçimimizmiş
Ona zincirli olmak ise nefretimizmiş.