Nou's Writings..

Binlerce ukde arasında birkaç nükte; yaşanmışlıklar..

1.08.2026

Bir Hayat Daha Gerek..


“Ölümümüzden sonra bir hayat daha gerek bize
Zira ömrümüz umutlanmakla geçti.”


Sadî-i Şîrâzî


İnsanda gözyaşının sınırı yokmuş. Ağlarsın, ağlarsın da kurudum sanırken hala ağlayabildiğini fark edersin. Nereden geliyor bu damlalar diyecek olursan, sen onu bittikçe üretiyorsun kederlerinle. Gerçekleşmeyen ateşe teslim olmuş hayallerini belki bir umut söndürmek için. Hata yapanın bunun bedelini illaki ödemesi gerekir, ödeyecek de. Ama zamanın olduğu yerde gençlik hatalarını yaşlılıkla ödemek büyük hayal kırıklığıdır. Geçmişte yaptığın hatayı gelecekte düzeltemezsin. Olan olmuş, kor demir soğumuştur. Hata yaptığın haline dönemezsin. Çünkü an geçmiştir, durduramadın, durduramazsın.

Yaşadığın hayatı bir daha bulamayacaksın. Ne kadar farkındasın bunun? Şuan bu yazıyı okuyorsun ya geçiyor zaman. Sabah ve akşam birbirini kovalıyor. Saçların azalıyor, azalanlar beyazlıyor. Pişmanlıkla öleceksin değerli dostum. Her insan gibi pişman olarak öleceğiz. Nedenleri farklı olacak belki ancak o his aynı olacak. O zaman küçüleceksin ne kadar büyük bir değer olsan da. O zaman var oluşunu sorgulayacaksın.

31.07.2026

Bitmişe Üzülen Virgül Gibi..


Dışında mıydım çemberin
Yalnızca bu muydu derdim?
Geçenler geçmişler engeli
Bir ben mi takılıp düşerdim

Ah düşmeden sermest olsam
Ah yürümeden fecre varsam
Ne olurdu ki kollarında uyansam
Bitmişe üzülen virgül gibiyim

Hüzün özleyerek dinmiyor, dinse
Vakit bekleyerek geçmiyor, geçse
Ömür dinleyerek bitmiyor, bitse
İmbat olur sonsuza eserdim.

Ah gezmeden seyyah olsam
Ah görmeden aslı bulsam
Ne olurdu ki rüyalarında kalsam
Sele direnen köz gibiyim.





26.07.2026

Üşüyorum..

On beş dakika önce benim için büyük anlamlar taşıyan artık faal olmayıp eski web sitesi müze haline getirilmiş garaj.org'dan hesabımı sildim. Neden benim için anlamlıydı onu anlatacağım şimdi.

Bu siteye 2006 yılının Nisan ayında kaydolmuştum. Ateşi başında bir ergendim zira 17 yaşındaydım. Liseye gidiyordum düşünün. Akşamları ve hafta sonları bu sitede yazmaktan başka bir şey yapmıyordum. Hayatıma o kadar kişi girdi ki bu site sayesinde sayamam. Kaç tane kız arkadaşım, dostum, düşmanım oldu tahmin bile edemiyorum. 

Millete laf yetiştirme, müzik kültürü edinme, aktivitelerde bulunma. Bu sitede hayatımın en sosyal günlerini geçirdim. Bir kimliğim oldu, bir rumuzla büyük boyutlarda bir çevrem oldu. Buluştuk, konuştuk, planlar yaptık. İki kere siteden atıldım fevri çıkışlarım yüzünden. İkisinde de site sahibine bir açıklama yazıp tekrar alındım. Kaç kere ban yedim, yorum yazamadım. Kaç kez küfür yedim, kaç kez aşk mesajı aldım. Hepsi eskide kaldı. Aşklar, dostluklar, arkadaşlıklar, düşmanlıklar hepsi mazide kaldı. Garaj 10 yıldan fazladır ölü bir siteydi. Tanıdığım herkes terk etmişti burayı. 

Giderler..


Önce gençlik gider, sonra heves, sonra çevrendeki insanlar gider, baban gider, annen gider. Ne kalır derseniz sadece inanç kalır diyebiliriz. Hayatı tamamen öğrendiğinde kimseden bir fayda çıkmayacağını anlamışsındır. Tekil bir yaşamdır bu, bacağından asılacak o koyun sensin. Kimseden bir şey bekleme, senin bir tane baban vardı. O da öldü. 

Allah nasip etmeyeceği şeyin hayalini kurdurmaz diye bir deyiş vardır. Benim sadece iki hayalim vardı, beni sadece ben olduğum için sevecek bir eş ve bir de ucundan yazar kabul edilmek isterdim. Kırk yaşına ramak kalmışken hiçbiri gerçekleşmedi. Belki eşi aramadım hiç, ama yazmadığım bir gün bile olmadı. Hayırlısı demek lazım. Sonuçta her şey tıkırında gitmek zorunda değil. 

Tilkilerin, çakalların, sırtlanların dünyası burası. Suyu bile tetikte içeceksin. Birine güvendin diyelim, kandırılacağın günü bekleyeceksin. Her gün ayrı bir macera, belki bu yüzden sıra dışı. Tek oyunculu rpg oyunlarından daha yüksek bütçeli bir oyundur hayat. Burada öldüğünde yeniden başlayamayacaksın. 

24.07.2026

Uyum ve Ödün..


Her yere uyum sağlayamam ben. Çünkü bir kişi her yere uyum sağlayabiliyorsa kişiliğinden ödün veriyor demektir.

Alışmak ayrı, uyum sağlamak ayrı. Her şeye alışırsın da onlardanmış gibi gözükemezsin. Zira onlardan değilsin. Altın gümüşe uyum sağlayabilir mi? Kurt köpeğe uyum sağlayabilir mi? Var oluşumuzu gölgelemeyecek ortamlarda bulunmamız gerekiyor. Kendinden ne kadar ödün verirsen her sabana koştururlar seni. Sen öküz müsün? Hayır insansın, insanı küçültmeyecek şartlarla var olmalısın. Ama vahşi kapitalizmde saati yüz liraya emekçileri parmaklarında oynatıyorlar. Senin kafan dalavereye üçkâğıda çalışıyor diye ben neden senin emrinde olayım? Ben bilmiyor muyum harama bulaşıp büyümeyi? Ben bilmiyor muyum bir sistem kurup milleti kerizlemeyi? Ama yapmıyorum çünkü bende vicdan var. Önce rahat uyuyamam sonra da hesabını veremem yaparsam. Ama sizin gibi doymak bilmeyen hıyarağaları yapar. Ben en azından bu hesaptan geçeceğim sen nasıl vereceksin hesabını onu düşün!

19.07.2026

Kaybedilirken..


Ağladın kimse duymadı
Düştün seyrettiler
Dünya döndü, hiç durmadı
Kadere biçare terk edilirken

Yalnız doğup da yalnız gittin
Sevip, aldatılıp zehri içtin
Hakikati ne zaman seçtin
Yaka paça derdest edilirken

Güneşe perde çekip sakladılar
Yalana doğru deyip pakladılar
Eğriye övgü dizip akladılar
Umudun zerresi de kaybedilirken.





17.07.2026

Sonlar Sessiz Olurmuş..


Gürül gürül akan o nehir gibi hayatımız yok artık. Bir köşede mahzun kaldık. Hayat talaşlarla süpürdü bizi. Beklentiler azalıp çoğunlukla bittiler. 36 yaşında kendi mezarına toprak atmaya başladın. Neydi olmayan? Neydi olduramadığın? Hiçbir cevap karşılamıyor bu soruları. Bir aile istedin ama yeterince istedin mi? Yoksa sadece bu isteğin gerçekleşmesi için lambadan çıkacak cini mi bekledin? Bu isteğin doğrultusunda bir girişimin oldu mu? 

Hayat cesurları seviyor arkadaşlar. Zekileri de sevmiyor. Bir şeye yeltenmen lazım kazanabilmen için. Riske etmen lazım. Kaybedecek şeylerin olmalı ki büyük kazanabilesin. Sen ise bir köşede rahat koltuğunda oturarak planlamaya çalışıyorsun. Öyle planlar hiçbir zaman tutmayacak. Sahaya inip kendini göstermen gerekiyor. Sorumluluk alman gerekiyor, sen ise sadece kaçıyorsun. Dolayısıyla hayat da senden kaçıyor. 

Bu yaşıma kadar hep bazı şeyler gökten zembille inercesine olacak sanırdım. Biri benim kapımı çalacak ve hayatım değişecek diye düşünürdüm. Onlar masallarda oluyormuş. Çocukluğun alemi yok. Hayatını düzene sokamaman sadece kendi yüzünden. Derler ya emek olmadan yemek olmaz diye. Bu hayatı çözmüşlerin lafıdır bu.