Nou's Writings..

Binlerce ukde arasında birkaç nükte; yaşanmışlıklar..

4.10.2026

Bilmezdim..

Soğuk içim

Yangın düşüncelerim

Fotoğrafına bakıp da son bir sigara yakıp…

Denizin ortasındayken kürekleri atacağımı

Bilmezdim.

2.10.2026

Tepkisizlik..


Dışarıdan gelen bir etkiye gösterilen reaksiyona tepki adı verilir. Her koşulda bir etki varsa karşılığının bir tepki olması beklenir. Ancak günümüzde insanlar etkilere alışmaya ve ona tepki vermemeye başladılar. Bu durum yadsınamaz günümüz gerçeklerinden biri olmaktadır.

Nedenlerini biraz irdeleyeceğim. Tepkisizlik neden standart olaylardan biri haline gelmiştir. Birincisi tepkinin bir işe yaramayacağının kabullenilmesidir. İlk zamanlar verilen tepkilerden hiçbir zaman karşılık alınamamıştır. İkincisi tepki göstermenin kişide ruhsal bozukluğa yol açabilmesidir. En nihayetinde tepkiler pozitif olduğu kadar negatif de olabilir ve negatif tepki stresini arttırıp huzurunu kaçırabilir. Üçüncüsü tepki denilen kavramı tamamen unutmaktır. Bu da yaşanan önceki olaylardan kaynaklanmaktadır.

Neden negatif etkilere tepkiler vermiyoruz? Mesela mazot 100 lira oldu, ekmek 25 lira oldu, oy verip irade gösterdiğin kişiler hapse atılıyor, sevdiğin yiyecekler pahalılaşıyor, her şeyden inanılmaz boyutlarda vergilendiriliyorsun vs. bunun gibi durumlar seni neden sinirlendirmiyor? Çünkü sinirlenerek kendi hayat kaliteni daha da aşağıya çekiyorsun. Küfür etsen küfre alışıp küfürsüz konuşamıyorsun. Eyleme geçsen tartaklanıp, kodese atılıyorsun. Fikrini beyan edip eleştirsen yine zorbalık görüyorsun. Değiştiremeyeceğin şeyler için sinirlenmek istemiyorsun artık. Nereye kadar giderse oraya kadar gitsin diyorsun.

1.10.2026

Ömrü Derbederim..


Gün batımını hasretle bekleyip
Gün doğumunu nefretle izlerim
Sadece sonlansın şu esaretim
Bitsin bu ömrü derbederim.

Kim eziyorsa sürsün
Kim soyuyorsa gülsün
Dünya sizin olsun pirlerim
Bitsin bu ömrü derbederim..


26.09.2026

20.09.2026

Arz-ı Hal..


Küplerce içmek istiyorum da içemem. En azından bir tövbemi bozmamalıyım. İçmeden kaçamıyorum bu iğrenç dünyadan kısa bir süreliğine olsa da. Babamın hastalığı süresince bayağı içki içmiştim ancak öyle kaldırabilmiştim vaziyeti. Ama onu uğurladıktan sonra tövbe ettim içkiye. Sebebi sağlık ya da maddiyat değildi. Tamamen maneviyat içindi. İçki içince, sarhoş olunca Allah’ı anmıyorsun. Her şey sisin içinde oluyor, kolayı seçiyorsun. İstesem bozabilirim tabi ama neden bozayım ki. Acı çekmek varsa kaderde çekeceksin bundan öte köy yok.

Kimse aramasa da sormasa da koltuğuna oturup düşleyeceksin güzel zamanlarını. Back To The Future izlerken hep çok mutlu olmamın sebebi var. Zamanda yolculuk yapabiliyorsun ya olay o işte. Onu izlerken kendim çocukluğuma dönsem neler olur diye düşünüyorum. Belki de çocukluğuma bile dönmezdim. Annemle babamı erkenden ayırır doğumumun önüne geçerdim belki. Çünkü nihayetinde insanın güzel zamanları olsa da ondan daha fazla çirkin zamanları oluyor. Doğmamış olsaydım babam olmazdı, dolayısıyla onun ölümüne üzülmezdim. Hiçbir şeyin önemi olmazdı. Var olmayacaktım, savaşmayacaktım bu çirkin düzenle. Trilyonda bir ihtimal ben doğdum ve her şey benim için zorlaştı.

19.09.2026

Düşecek..


Ufukta ayrılık var zulada pişmanlık
Akla düşen onlarca sebep
Ve yalnızca biri uyutacak
Uyanıkken daldığın düşlerinden

Yollar ayrılacak hatta kaldırımlar
Hatta benlikten de töz
Hiçbir şeye sevinemeden
Geçeceksin her serden, gönülden

Ve sigaradan kül düşecek
Gülzardan gül
Kaçacaksın merhametinden
Sakınacaksın masumiyetinden.






14.09.2026

Hâlâ..


Bir zamanlar düştüğüm kuyunun
Dibini göremedim hâlâ
Boşlukta yok olma ümidiyle
Yaşıyorum hâlâ.

Dünya ne güzel diyorlar
Hayır, çirkindir hâlâ.
Gelecekten bahsediyorlar
Ben dünlere çiviliyim hâlâ.

Çaresi yok mudur var olmanın
Kaybolmak istiyorum hâlâ.
Göğün altında yapayalnız ruhumla
Eziliyorum da ölmüyorum hâlâ.