Nou's Writings..

Binlerce ukde arasında birkaç nükte; yaşanmışlıklar..

15.08.2026

Niyedir?


Bu güneş niyedir doğar
Bu insan niyedir kanar
Bu varlık niyedir solar
Hangi sınırdır geçilmez?

Hazzın içinde coşarken
Düşün peşinde koşarken
Günün dününde yaşarken
Hangi seferdir gidilmez?

Sen ki herkese yabancı
Ben ki ömrüme yalancı
Biz ki derinlerde sancı
Hangi gönüldür bilinmez?

Bir andır yolculuk biter
Bir andır sağanak diner
Bir andır yüksekten iter
Hangi kayıptır dirilmez?

Not: 8'li hece ölçüsü kullanılmıştır.





14.08.2026

Anlamak ve Yanılmak..


Bu dünyaya hedonist gözlerle bakanları anlıyorum. Çünkü tek gerçeğin bu dünya olduğunu düşünüyorlar. Cennetin ve cehennemin burada olduğunu sanıyorlar. Buraya gelişlerinin bir nedeninin olmadığına kendilerini inandırmışlar. Güçleri varken, henüz sağlıklılarken hazzını alalım diyorlar. Kendi bakış açılarına göre haklılar. Onlara “Nerede bu yoğurdun bolluğu” diyemezsiniz.

Kendilerini teşhir edenleri, gördükleri hayatlara özenenleri anlıyorum. Bir bakıma oldukları gibi kalsalar yalnız kalacaklarını düşünüyorlar. Aranmak, görülmek, temasta bulunulmak istiyorlar. Eteğin boyu ne kadar kısalırsa gözlerin o denli üzerlerinde olacaklarını biliyorlar. Sonuç olarak görülmek istiyorlar, beğenilmek istiyorlar. Kendilerince haklılar. Onları da anlıyorum. Nihayetinde bu insanları gerek çevre, gerek sosyal medya ve televizyon bu yola itti. Sürekli gördüğün şeyleri inkâr etmek kolay olmasa gerek.

11.08.2026

Beyhude Bekletme Beni..



Üstadım der ya;

Öyle bir havada gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.


O fütursuzca geçirdiğim yıllardaki halimi mi seviyorum? Yoksa eski halimin sevdiği o kişiyi mi seviyorum hala bilmiyorum. İkisi de olabilir. Birine dönmek mümkün değil, birine ulaşmak artık imkânsız. En büyük savaşları kendimle yapıyorum. Teslim olsam öleceğim, teslim olmasam delireceğim biliyorum. Neden seviyorum sizi? Neden bu kadar özlüyorum? Bilseydim bu kadar değişeceğimi gelir miydim yine bugünlere? Normal değilim ben, normal olmayı o kadar istediğim halde olamadım hiçbir zaman. Bir sinek uçsa nevrimin döndüğü, bir kinayeli sözden feleğimin şaştığı bu adam olmak istemiyordum ki ben!

Öyle bir havayı yaşadım, hem ben geldim, hem de sen. Üstünden yüzyıllar geçmiş gibi geliyor. Sen aynı değilsin, ben aynı değilim. Bir zamanlar düz çizgide giderken iki farklı yola saptık. Belki de ondan sonra birbirimize hep paralel gittik. İşin acısı paralel çizgiler hiçbir zaman kavuşamaz. Yaşanılan o en özel anlar bana demir parmaklıklar olmuş. Hatırladıkça çıkamayacağım o hücreden. Hiçbir şeyi unutmadığım düşünülürse ömrümü daha da ziyan edeceğim demektir bu.

9.08.2026

Sor..


Beni geçip giden yıllara sor
Nasıl eskitmişler anlatsınlar.
Üşütüp titreten kışlara sor
Nasıl eksiltmişler anlatsınlar

Benimdir kasırga ortasında
Benimdir mengene arasında
Benimdir uçurum kıyısında
Yalnızlıklara sor anlatsınlar

Kor bir ateşken küllendiğimi
Sessiz sedasız dertlendiğimi
Sevinçlerden de gizlendiğimi
Mutsuzluklara sor anlatsınlar.

Benimdir bahçelerim çiçeksiz
Benimdir söylemlerim gereksiz
Benimdir düşüşlerim nedensiz
Yorgunluklara sor anlatsınlar

Not: 10'lu hece ölçüsü kullanılmıştır.





8.08.2026

İntiharı Seçebilmek Üzerine..


Tanrı neden bize hayatımızı bitirme seçeneğini vermiş hiç düşündünüz mü?

Çünkü başlamak kolaydır önemli olan tutunabilmektir. Geldiğin bu yaşamda uyum sağlayamıyorsan, çok kolay vazgeçip, çok kolay karalar bağlıyorsan, geleceğinde hiçbir ışık göremiyorsan çıkıp gitmek elindedir diyor. Ama çıkıp gidersen ne olacağını bilemiyorsun. Üç semavi dinde de hayatına son vermek büyük bir ceza demektir. Eğer bunu bilerek ya da bilmeden hayatına son veriyorsan, kendinin katili oluyorsun demektir. Eğer inançsız biriysen sadece varsayımlarla doğmadan önce neysek yine öyle olacağız şeklinde düşünebilirsin. Havaya ya da toprağa karışıp başka bir canda tekrar doğacağına kendini inandırabilirsin. Bu senin tercihin. İntiharını seçiyorsan belirsizliğe kanat çırpıyorsun.

Ölümlü olmak ölümünü seçebileceğin şeklinde düşünülmemeli. Bu seçeneğin senin tercihine bırakılması onu kullanman gerektiği anlamına gelmiyor. Kur’an “Bir insanı öldürmek bütün insanlığı öldürmek gibidir” ayetini buyurur. Sen başka birini değil kendini öldürüyorsun ve bu ayete karşı gelmiş oluyorsun. Şunu unutma Allah gafurdur. Tövbe edersen bir başkasını öldürsen bile seni bağışlayabilir. Ancak kendini öldürürsen nasıl tövbe edeceksin?

2.08.2026

Bir Hayal Kırıklığı Üzerine..


Bugün bir marketteydim, dolanıyordum alınacak bir şey var mıdır diye. O sırada bir baba ve kızını gördüm. Kız bunu da alalım baba, şunu da alalım diyordu. O an çok sevimli geldi gözüme. Bir baba olsaydım nasıl bir baba olurdum birkaç saniyede hayat muhakemesi yaptım. Gerçekten de bir ailemin olmasını, çocuklarımın olmasını isterdim. Bir insanın daha ne beklentisi olabilir ki hayattan? Bir can yetiştiriyorsunuz sıfırdan. Onun iyi, faydalı bir insan olmasına siz katkıda bulunuyorsunuz. Hem de ilk elden. Okulda öğrenemeyeceği hayatın gizli gerçeklerini siz öğretiyorsunuz. Bir dağ gibi siz duruyorsunuz arkasında. Günün birinde düşecek olsa sadece sizin kapınızda kilit olmadığını biliyor.

Hayat işte, bazı şeyler gerçekleşmek zorunda değil. Ne kadar istesen de, beklesen de şartlar müsait olacak değil. Hak Teâlâ eğer cennetine kabul ederse orada gerçekleşir hayallerim. Dünyada bir şeyi başaramadığım düşünülürse cenneti nasıl hak edeceğim o da meçhul ya. Her şeyi çok büyüttüğümden ve dert ettiğimden bu haldeyim. Yarın olmadan yarını niye planlıyorum ki ben? Neden bir lokantaya girmeden yiyeceğim yemeğin lezzetsiz olma ihtimalini düşünüyorum? Bir şiirimin dizesinde dediğim gibi “vesvese içinde öleceğim”

İnsan acelecidir, nankördür, kindardır. Ama bunları uğraşırsa aşabilir. Ben hiç uğraşmadım, nefsin en kolay kandırdığı kişilerden biriyim. Belki bu yüzden olacağı varsa da olmadı çoğu şey. Belki bu yüzden sevdiğim ve sevenim varken kaybettim. Belki bu yüzden yazar olamadım, yeterince çaba sarf etmediğim için olmadı. İstiyorum ama emek vermiyorum. Sistemi değiştiremiyorum. Sistem beni tüketiyor.

Yalnızım ama özgür değilim. Aksi bir neden olmasa bile huzursuzum. Hep bir şey olacak ve ben onu aşamayacağım gibi geliyor. Oysa olanlar olmuş zaten yenileri eklense ne olur. Bundan farkım olmayacak ki. Babam ölmüş ötesi var mı?

Bildiğim tek şey kendime eziyet etmek. Huzuru dünyada bulamayacağım. Belki ölümden sonra da.


1.08.2026

Bir Hayat Daha Gerek..


“Ölümümüzden sonra bir hayat daha gerek bize
Zira ömrümüz umutlanmakla geçti.”


Sadî-i Şîrâzî


İnsanda gözyaşının sınırı yokmuş. Ağlarsın, ağlarsın da kurudum sanırken hala ağlayabildiğini fark edersin. Nereden geliyor bu damlalar diyecek olursan, sen onu bittikçe üretiyorsun kederlerinle. Gerçekleşmeyen ateşe teslim olmuş hayallerini belki bir umut söndürmek için. Hata yapanın bunun bedelini illaki ödemesi gerekir, ödeyecek de. Ama zamanın olduğu yerde gençlik hatalarını yaşlılıkla ödemek büyük hayal kırıklığıdır. Geçmişte yaptığın hatayı gelecekte düzeltemezsin. Olan olmuş, kor demir soğumuştur. Hata yaptığın haline dönemezsin. Çünkü an geçmiştir, durduramadın, durduramazsın.

Yaşadığın hayatı bir daha bulamayacaksın. Ne kadar farkındasın bunun? Şuan bu yazıyı okuyorsun ya geçiyor zaman. Sabah ve akşam birbirini kovalıyor. Saçların azalıyor, azalanlar beyazlıyor. Pişmanlıkla öleceksin değerli dostum. Her insan gibi pişman olarak öleceğiz. Nedenleri farklı olacak belki ancak o his aynı olacak. O zaman küçüleceksin ne kadar büyük bir değer olsan da. O zaman var oluşunu sorgulayacaksın.