Binlerce ukde arasında birkaç nükte; yaşanmışlıklar..

1.06.2026

Siyaset ve Siyasetçiler Üzerine..


Siyaset, ulusların ayakta kalabilmesi, geleceklerini inşa edebilmesi için her kesimden görüşün katılabildiği bir araçtır. Demokrasilerde büyük bir gereklilik olduğunu kimse yadsıyamaz. Ben bir T.C. vatandaşı olarak Türkiye’deki siyaset kavramından bahsedeceğim.

Hasta adam diye tanımlanan Osmanlı’nın son demlerinden sonra fakir ama hızla gelişen bir ülke olduk. Kendi sınırlarımızı çizdik, Sevr’e boyun eğmedik, kurtuluş mücadelesinden muvaffak ayrıldık. Atatürk’ün liderliğinde dünyada saygı gören bir ülke kurduk. Öyle ki Milletler Cemiyeti ülkemize birliğe katılmamız için özel davet gönderdi. Fabrikalar kuruldu, üretim başladı. Osmanlı’nın borçlarını ödemeye başladık. Kendimize yetebilmeye çalıştık başardık da. Cumhuriyetin ilk yıllarında tek partili bir rejim benimsenmişti. Çünkü her kafadan bir ses çıkarsa yeniden dağılma aşamasına gelebilirdik. Atatürk bunu düşündü mecliste her görüşe yer vermek istedi. Ancak bunun sadece kaos getireceğinden vazgeçti.

İlerleyen yıllarda çıkan ayaklanmalar, dini taşkınlıklar bu kararının ne kadar doğru olduğunu ona gösterdi. Ülkemiz çok kutuplu siyasete müsait değildi o yıllarda. Atamızın ölümünden sonra cumhurbaşkanı olan İnönü de bunu bir süre devam ettirdi. En azından cihan harbi sonuçlanana kadar tek parti rejimini sürdürdü. Ondan sonra çoklu parti sistemine geçildi ve Demokrat parti iktidarıyla tanıştık.

Bu tarihten sonra çok kutuplu siyaset zamanına geçildi. Şimdi farklı bir mevzuya geçiyorum. Siyasetin ne emellerle yapıldığını örneklendireceğim. Siyaset ülke bekası için kullanılmamaya başladı. Siyaset partililerin kişisel tatminlerine ve menfaatlerine hizmet için kullanılmaya başladı. Çünkü siyasetin içindeki kişiler ayrıcalıklı olduklarını fark ettiler. İstediklerine ne kadar kolay ulaşabileceklerini gördüler.

Günümüze gelelim. Meclisteki kavgaların perde arkasında herkesin gülüp şakalaştığı görüntülere şahit olmadınız mı? Meclis lokantasında zıt görüşten partililerin ne kadar samimi olduklarını fark etmediniz mi? Siyasete ucundan bulaşan insan güç karşısında ne kadar kibirlenir? Daha da zenginleşmek daha fazla güçlenmek için neler yapabilir? Siyasetle herkes zengin olabilir arkadaşlar. Yeter ki tavizlerini verebilsin.

Defalarca seçim kaybedip o koltuklarda neden hala oturuyorlar zannediyorsunuz. Çünkü siyaset onlara adam yerine konulduklarını gösteriyor. Kürsüye çıkıp mikrofonlara bir şeyler bağırdıklarında, hesaplarına her ay asgari ücretin on katı yattığında önemli insanlar olduklarını düşünüyorlar. Sadece bunla kalmıyor ki arka planlarda çevirdikleri işlerle ne rüşvetler yeniyor aklımızın hayalimizin yetmeyeceği türden.

T.C. siyasetçilerinin vatanı, milleti, bayrağı önemsediğini mi düşünüyorsunuz yoksa. Ne safsınız, onlar ekmeğinin derdinde. Savaş çıksa dakikasında uçağa atlayıp ülkeyi terk edecekler. Onlara oy atıp o mevkilere getiren gariban halk ekmeğine soğan katık edip yaşamaya devam edecek. Ne koşullarda yaşayıp sefalet çektiğimiz kimsenin umurunda olmayacak. Oyunuzu istemeye ayağınıza gelecekler, seçildikten sonra sizin varlığınızı dahi unutacaklar.

Haksız kazanç elde etmenin en kolay yolu siyasete adım atmaktır. O kapılardan içeriye girebilirseniz elde edebileceğiniz imkanlar karşısında ilk zamanlarda çok şaşırabilirsiniz. Siyasetçilerin büyük çoğunluğu aynı zamanda oyuncudur. Dramayı çok iyi uygularlar. Bazen ağlarlar, bazen bağırırlar, bazen dayak atıp, dayak yerler. Bunları göze girebilmek, millete yedirebilmek için yaparlar. Ne kadar iyi rol yapabilirlerse o sahnede daha çok kalırlar.

Siyaset ele geçirilmiştir değerli okuyan. Siz ne amaçla oy veriyorsanız o amaç dışında kendileri çalıp oynayacaklar. Kişisel emellerinin uğruna ülkenin bütünlüğünü de tehlikeye atacaklar. Bilinir ki siyasetçiler kadar kolay satın alınabilen, herhangi bir ideolojileri olmayan, girdikleri kabın şeklini alan başka bir tür yoktur. Çıkar çatışmasında yıllarca savunduğu görüşü terk edip zıt görüşleri savunan partilere geçenler ne kadar fazladır biliyorsunuz. Yeterince parayı verirseniz her şeyi söyletebilirsiniz onlara.

Türkiye’de siyaset işte böyle. Kimi iktidarda kalabilmek için, kimi muhalif gözükebilmek için yer de yer. Ülkenin kaynaklarını sonuna kadar kullanırlar. Siyasetçilerin çoğu hainliklerini gizler. Ne oyunlar dönüyor bilmiyoruz çoğunu. Ama bizi koyun güder gibi güdüyorlar. Bu siyasetçilerin çoğunun cumhuriyet düşmanı olduğunu söyleyebilirim. Bu sebeple emperyalist güçlere hizmet ettiklerini de söylemem gerekir.

Milleti birbirine kırdırıp yüksek katlarından kahkahalarla izliyorlar. Senin ne sorunun var, geçinebiliyor musun, dayanabiliyor musun, kimse önemsemiyor. Sadece ortaya koydukları piyese karşı taraf olmanızı istiyorlar. İyiyle ve kötünün savaşında biz iyiyiz diyor her biri. Oysa ikisi de kötü bunu biz anlayamıyoruz. Dediğim gibi safız, taraf tutuyoruz, parçalara bölünüyoruz.

Dürüst siyaset belki bir dönem yapılıyordu ama şimdi değil. Siyasetçilere bel bağlamayın. Onlar bizi kurtarmayacaklar, sadece kendilerini kurtarmakla meşguller. Günümüzde siyaset çok kirli yapılıyor. Hiçbir siyasetçiye körü körüne bağlanmamak gerekiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.