Dışarıdan gelen bir etkiye gösterilen reaksiyona tepki adı verilir. Her koşulda bir etki varsa karşılığının bir tepki olması beklenir. Ancak günümüzde insanlar etkilere alışmaya ve ona tepki vermemeye başladılar. Bu durum yadsınamaz günümüz gerçeklerinden biri olmaktadır.
Nedenlerini biraz irdeleyeceğim. Tepkisizlik neden standart olaylardan biri haline gelmiştir. Birincisi tepkinin bir işe yaramayacağının kabullenilmesidir. İlk zamanlar verilen tepkilerden hiçbir zaman karşılık alınamamıştır. İkincisi tepki göstermenin kişide ruhsal bozukluğa yol açabilmesidir. En nihayetinde tepkiler pozitif olduğu kadar negatif de olabilir ve negatif tepki stresini arttırıp huzurunu kaçırabilir. Üçüncüsü tepki denilen kavramı tamamen unutmaktır. Bu da yaşanan önceki olaylardan kaynaklanmaktadır.
Neden negatif etkilere tepkiler vermiyoruz? Mesela mazot 100 lira oldu, ekmek 25 lira oldu, oy verip irade gösterdiğin kişiler hapse atılıyor, sevdiğin yiyecekler pahalılaşıyor, her şeyden inanılmaz boyutlarda vergilendiriliyorsun vs. bunun gibi durumlar seni neden sinirlendirmiyor? Çünkü sinirlenerek kendi hayat kaliteni daha da aşağıya çekiyorsun. Küfür etsen küfre alışıp küfürsüz konuşamıyorsun. Eyleme geçsen tartaklanıp, kodese atılıyorsun. Fikrini beyan edip eleştirsen yine zorbalık görüyorsun. Değiştiremeyeceğin şeyler için sinirlenmek istemiyorsun artık. Nereye kadar giderse oraya kadar gitsin diyorsun.
Dünyayı değiştiren çoğu devrim kanlı gerçekleşmiştir. Fransız devrimi, Ekim devrimi, Küba devrimi vb. birçok devrimle halklar var olan düzeni alaşağı etmiştir. Sonrasında gelenlerin ise aynı bokun laciverti olduklarını fark etmişlerdir. Devrim gerçekleşene kadar halkı umutlandırsa da sonra düzenin aynı şekilde devam ettiğini anlamalısın. Bu iki artı ikinin dört ettiği senaryo kadar olağandır. Yani etkilere karşı tepkiler çığ gibi büyüse ve devrime dönüşse; vahşi kapitalizm ve emperyalizm sayesinde sen yine ekmeğe 25 lira ve daha yukarı paralar ödeyeceksin. Akaryakıta yine deliler gibi para akıtacaksın. Yine müsrif harcamalar ve halktan kısıntılar olacak. Besine ya da herhangi bir hizmete yığınla maddiyat döksen de kalitesizlikle karşılaşacaksın. Bunların kaçınılmaz olduğunu gördüğünde ne yazık ki tepki vermeyi bırakıyorsun.
Dayak yiyip de yoluna devam etmek gibi. Normal bir durummuş gibi. Biri sana selam veriyor duymuyorsun bile. İnsanları ne yazık ki internet ve televizyonla robotlaştırdılar. Adam sabah 7’de işine gidiyor trafikle cebelleşiyor, patronundan mobbing görüyor, evine geldiğinde her şeyin güllük gülistanlık olduğu diziler seyrediliyor. Haber programları memlekette haber kalmamış gibi Amerika’da markete giren geyiği gösteriyor. Ee böyle bir ortamda ülkenin dertsiz, refah gösterilişine şahit oluyorsun ve kendi problemlerini önemsemiyorsun bile. Medya senden sıkıntılı durumları gizliyor, oysa o günün sabahında meclis binasının önünde bir adam kendini ateşe vermiş bilmiyorsun. Çünkü sana onu göstermek yerine, deve sidiğinin yararlarını gösteren videolar gösteriyorlar.
Kişinin tepki göstermesinin asıl nedeni farkındalıktır. Bir şeylerin farkındaysan mutlaka tepki gösterirsin. Farkında değilsen ise kulağının üzerine yatarsın. Şunu unutmamak gerekir ki negatif etkilere tepki göstermeyen insanlar, pozitif etkilere tepki göstermeyi de unuturlar. Kızın doğum yapmıştır yanında mimiksiz oturursun, oğlun üniversitede iyi bir bölüm kazanmıştır doğru dürüst sevinemezsin bile. Çünkü beynin her yaşananı normalmiş gibi göstermeye alıştırmıştır seni. Her yaşanan olağan gibi gelecektir sana. Fırtına çıksa da, yanardağ patlasa da, sokakları sel alsa da yemeğini yer, dizini izler, sabahın köründe trafikle boğuşarak işe devam edersin.
Sana biri gülümser, gülümseyerek karşılık vermezsin. Sana biri küfür eder duymazlıktan gelirsin. Devletler insanları tepkisizliğe yönlendiriyor. Bundan 20 yıl öncesinde bir paket sigaranın 125 lira olacağını söyleseler insanlar buna mabatlarıyla gülmezler miydi? Ekmek 1 lira değil miydi o zamanlar. Durumları kanıksattırdılar millete. Aman başımız ağrımasın diye küfre, kötülüğe boyun bükmeye başladı insanlar. Çünkü en ufak ses çıkarsalar sicillerinin bozulacağını öğrendiler.
Her gün pompalanan sahte gündemlerle esas gündemin etkilerini bayağılaştırdılar. Sesi çıkan kim varsa susturdular ve tepki geniş boyutlara asla ulaşamadı. Nihayetinde insanlar eve gelebilmelerine, nefes alabilmelerine, kuru ekmek yiyebilmelerine şükreder duruma eriştiler. “Vur ensesine al lokmasını” boyutlarına ulaştı kötülük. Bunu değiştirmek isteyecek olsan daha da kötüsüne evrilecek sistem.
Ne yazık ki sarı öküz meselesi gibi bazı imtiyazlar ve hoşgörüler bizlere trajedi olarak geri döndü. Bu artık hep böyle olacak. Nihayetinde tepkisizlik gösterilen tek tepki olarak sürecek.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder