Ne hayaller var değil mi?
Umut ve hayal ayrılmaz ikililerdir. Tuz ile karabiber, rakı ile şalgam gibi. Umudun varsa hayalin de vardır. Umutsuzsan hayattan bir beklentin yoktur. İnsanın elinden alındığında üzüleceği tek şey budur. Hapishaneye girip de 20 yıl ceza almak koymaz insana. Hapisten çıktığında ne yapabileceğini düşünmek ve umutsuzluğa kapılmak koyar. Çünkü kimse sana cezanı çektin artık temizsin demez. Eski hükümlü ya da eski suçlu gözüyle bakar. Bazı şeyleri yaparsın dönüşü olmaz. Ok yaydan çıkmıştır çünkü hedeften saptıramazsın artık. Bazıları gider, bazıları ölür ve bazıları kalır. Bunlar umutsuzluktandır.
Dünya büyük bir oyuncak gibi, beyinlerimiz programlanmış. Dekorlar olağanca bina, dağ, tepe, deniz, yol ve diğer insanlar. Pilimiz bitinceye değin oynayacağız bu oyuncak dünyada. Umudumuzu elimizden alacaklar, kimimiz suya atlayacağız veya kendimizi imha edeceğiz. Her şey bu kadar kolayken, her şey oldukça da zordur. İnsanlarla girdiğin etkileşimlerin ne sonuç vereceğini önceden tahmin edemezsin. Her insanın kendince düşünme yöntemleri vardır. Sana güzel gelen bir şey, başkasına gelmeyebilir. Sonuç olarak düşe kalka yaşar gideriz.