Binlerce ukde arasında birkaç nükte; yaşanmışlıklar..

8.08.2026

İntiharı Seçebilmek Üzerine..


Tanrı neden bize hayatımızı bitirme seçeneğini vermiş hiç düşündünüz mü?

Çünkü başlamak kolaydır önemli olan tutunabilmektir. Geldiğin bu yaşamda uyum sağlayamıyorsan, çok kolay vazgeçip, çok kolay karalar bağlıyorsan, geleceğinde hiçbir ışık göremiyorsan çıkıp gitmek elindedir diyor. Ama çıkıp gidersen ne olacağını bilemiyorsun. Üç semavi dinde de hayatına son vermek büyük bir ceza demektir. Eğer bunu bilerek ya da bilmeden hayatına son veriyorsan, kendinin katili oluyorsun demektir. Eğer inançsız biriysen sadece varsayımlarla doğmadan önce neysek yine öyle olacağız şeklinde düşünebilirsin. Havaya ya da toprağa karışıp başka bir canda tekrar doğacağına kendini inandırabilirsin. Bu senin tercihin. İntiharını seçiyorsan belirsizliğe kanat çırpıyorsun.

Ölümlü olmak ölümünü seçebileceğin şeklinde düşünülmemeli. Bu seçeneğin senin tercihine bırakılması onu kullanman gerektiği anlamına gelmiyor. Kur’an “Bir insanı öldürmek bütün insanlığı öldürmek gibidir” ayetini buyurur. Sen başka birini değil kendini öldürüyorsun ve bu ayete karşı gelmiş oluyorsun. Şunu unutma Allah gafurdur. Tövbe edersen bir başkasını öldürsen bile seni bağışlayabilir. Ancak kendini öldürürsen nasıl tövbe edeceksin?

Bütün şehri yok edebilecek nükleer bombalar vardır ya hani. Bu bombayı harekete geçirecek butona basma seçeneğinin elinde olması, onu kullanmaktan başka çarenin olmadığına mı işarettir? Hayır, tabi ki değil. Her seçim küçük veya büyük nüanslarla kaderini belirliyor. İnançsızsan ahlaka ve nizama uymak zorunda değilsin. Çünkü sen kendinin cezalandırılacağına ya da ödüllendirileceğine inanmıyorsun. İnançsız kesim her şeyi mubah görebilir, intiharını bile. Takva sahibi olanlar yaratıcının bağışlayıcı olduğu kadar cezalandırıcı olduğunu da bilirler. Her kul hatalarla yaşar. Ancak bu hataların büyük ve küçük olma şeklini belirleyebilirler. İntihar, kul hakkı, cinayet, şirk vb. günahların büyük ölçekli olduklarının farkındadırlar.

Ha şunu diyebilirsiniz sadece inançsızlar mı intihar ediyorlar? Bunun cevabı da hayır. Her kesimden insan yaşamdan vazgeçebilir. Bu dayanma noktasıyla alakalıdır. Acı eşiği düşükse ya da anlamsızlığa kapıldıysa buna başvurabilir. İntihar zihne bir defa girdiğinde kafanızı çok meşgul edecektir. Kapı çoğunlukla aralık kalacaktır. Bu yüzden acı eşiğimizi yükseltmeli ve dayanma limitimizi arttırmalıyız. Anlamı içimizde bulabilmeliyiz. Bir kelebeğin kanat çırpışı bile bir şeyleri değiştirebiliyorsa, bir insan nelere kadir olabilir bilebilmeliyiz. Kaçış diye bir şey yoktur. Savaş alanındasın ve geri dönmenin imkânı yok. İleriye gidip ya zafer kazanacaksın ya da bu uğurda öleceksin. Kaçmayı seçersen yanılgıya düşeceksin ve hain olarak yaşayacaksın. Biraz acımasız bir örnek oldu ama durum böyle.

İşin dini kısmını geçersek intihar sınavı bitirip sonucunu öğrenmemek gibidir. Kaldın mı geçtin mi asla bilememek demektir. Yaşasaydın belki de her şey yoluna girecekti. Birdenbire refaha kavuşacaktın. Harika bir ailen ve çocukların olacaktı. İşinde öyle bir noktaya gelecektin ki herkese örnek olacaktın. Hayatlara dokunup onları kurtaracaktın belki de. Bu yüzden bize verilmiş o seçeneği kullanmamamız gerekiyor.

İnsan zaten ölümlüdür, tezden vazgeçişler niyedir?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder