Binlerce ukde arasında birkaç nükte; yaşanmışlıklar..

30.09.2024

Katran Karası..


Ömrünce unutulmaz bir an saklamak ister insan
Mesela yağmur sicim gibi yağdığında
Altında bütünüyle ıslanmak.
Ve ıslak elbiselerini elleriyle sıkmak

Bir gün yatak döşek yatmak ister insan
Bir gün işe gitmemek,
Ya da telefona bakmamak.
Dert dinlememek, dert anlatmamak ister.
Ama mümkün mü derseniz.
Denk gelmez…

Gün batımlarını hiç beraber izleyemedik
Gün doğumlarında zaten beraber değildik.
Bir kızıl gökyüzü alacağım var senden felek
Maviden vazgeçme pahasına.
Nasılsa alışmışım gecelerin katran karasına..



26.09.2024

Kullan At..


İşler boka sardığında kişinin aklına gelen birileri vardır muhakkak.

O raddeye gelmeden yaşadığını bile unuttuğun kimseler vardır. İp kördüğüm olur ve çözmesi için onu ararsın. Hayatınıza giren ve sizi olumlu bir çizgiye getiren, kısaca ardınızı toplayan insanları unutmayın. Çünkü bir gün yine zora girdiğinizde ararsınız da bulamazsınız. Meşgul düşer ya da o numara artık kullanılmıyor olur. Günümüz artık böyle, pisliğinizi temizleyen insanları güneşli günlerde satıyorsunuz. Oysa her gün hava güneşli olmuyor. Fırtına da çıkacak, kar da yağacak. Bunları unutuyorsunuz işte. Ağustos böceği ve karınca hikâyesi gibi...

Bu konuya neden girdim açıklamam gerekirse, 20-30 yıl sonra şimdi yaşayan neredeyse bütün ebeveynler huzur evlerinde konaklayacak da ondan. Günümüzün z kuşağı, anne ve babalarını huzur evlerine gönderecek. Bunu adım gibi biliyorum. Yeni gelen nesil tamamen zehirlendi bu sosyal medya saçmalıklarıyla. Babaları ve anneleriyle gırgır geçen, alay eden bir nesil oldular ve olmaktalar. Hiçbir laftan anlamayıp, burunlarının dikine gidiyorlar. Her cümleleri küfürlü, her hareketleri sevgisiz ve acımasız. Çeteleşenleri var, adisyon fişi gibi suç kaydı olanları var. Var oğlu var yani. Onların kendilerinden başka düşündükleri hiçbir şey yok. Hızlı yaşıyorlar ve geleceği düşünmüyorlar.

25.09.2024

Minimal Düşler..


Düşlerim minimaldir benim.
Lüks olmasın sadece gereksinim
Aşk istemem, yat, kat da
Bir ucuz konyak geçsin elime.
Bir de acı sarhoşluk.
Kral da benim, papaz da benim.
Bir manga asker karşıma dizilse
Hadi ulan acelem var derim

Dünyada dert bitmez ahali.
Dertle uğraşırken de yaşanmaz ahali.
Vur kafayı yat gitsin
Yıldızlar kaysın gitsin.
Sen bir garip Âdem
Sistem bozukmuş madem.
Göm kürekleri
Mahalle yansın gitsin..





18.09.2024

Yalnız Seni..


Bekle beni maveram
Kiraz çiçeklenirken bekle..

Hasretin tonluk yorganını üzerimden atıp
Asfaltı yakıp, tozu dumana katıp
Rüzgara karışıp, yağmura alışıp
Engelleri tek tek aşıp
Yalnız sana geleceğim

Düşsem de yolda harap
Görsem de çölde serap
Göçerken son nefesimde
Yalnız seni seveceğim...



17.09.2024

Diyebilseydim..


Yerine göre, bilmemek de ayıptır..

İnsan olmamızın getirdiği içimizde var olan duygularla doluyuz. Bunlar sonradan öğrenilmez. Öğrenmek aslında hatırlamaktır, hatırlamayı istemiyorsun. Sevmeyi bilmiyorum diyorsun ya hani. Hatırlayacaksın, bu sende yüklü olan bir duygu. Ne kadar hiç sevgi, şefkat görmemiş olsan da. Birine sevgi ve şefkat duymak senin içinde. Bilmiyorum diyorsun da bu kaybolduğun bir sokak değil. Hatırla. Sevmeyi, hissetmeyi bilmediğini söyleyeni ayıplamak gerekir.

Bazı durumlar var ölüp bitsen de söyleyemiyorsun o ayrı bir şey. İçinde sıkıntı olup büyüyen seni hasta eden duyguların da oluyor. Ama onları biliyorsun, ne hissettiğini biliyorsun. Sadece söylesen ve yansıtsan neler olabilir ondan çekiniyorsun.

15.09.2024

Bir Gün Her Şey Düzelir Mi?


Bir gün her şey düzelir mi?

Alın size 1 milyon değerinde bir soru. Bu soruya ezici bir çoğunlukla insanlar “Evet” diyecektir. Pollyanna olsun olmasın içinde zerre umut taşıyanlar devranın döneceğini söyleyecektir. Ama durum öyle değil işte. “İşçisin sen işçi kal.”

Devran nasıl dönebilir ki? Bir düşünün. Sen, ben ya da bir başkası için nasıl dönebilir? Sevdiğini bulsan, parasızsın. Parayı bulsan, güvensizsin. Para da önüne öyle gökten zembille inmiyor sonuçta. Biriktirmek istiyorsun, borçlardan birikmiyor. İnsanlar kumara neden düşüyor sanıyorsunuz. Ya da bir kuş tepesine yaptığında neden piyango bileti alıyorlar? Çünkü fantezi dünyası böyle bir şey. Hayal ettiriyorlar. Milyarda bir olasılığın başınıza geleceğine sizi inandırıyorlar. Kasa var olan küçük birikiminizi vantuzla emiyor. Sonra borçlar büyüdükçe büyüyor bir yanardağ misali. İnsanlar biliyor devranın dönmeyeceğini. Ama kendilerini kandırmak, başkalarını kandırmaktan daha doğru değil midir sonuçta?

13.09.2024

Toprağa Aitim..


Bırak kuytuların karanlıklarında beni hayatın
Loş koridorlarında, demir parmaklıklarında sevdanın
Çekilen her restte kaybedilen pullarda
Savaş meydanlarında umudun bittiği anda
Bir çocuğun elinden şekeri alındığında
Zil zurna olunca tam sızmışken kaldırımda
Gidenlerin ardından dökülen yaşlarda bırak ki.

Gideyim, utanmayayım sefaletimden
Çırpayım kanatlarımı en özgür kuştan daha da yükseğe

Büyük bir bedeldir kefaletim
Kaynar kazanlarda olur belki dengim
Olsun korkum yenilmelereydi benim

Ihlamur ağacından bir tabuta koyun
Benden kalan her ne varsa, sönük bedenimle
Kefenlemeyin önce toprağa,
Sonra sonsuza aitim.

Dünyaya alışamadım ne yapayım
Desinler ki unuttuk beyim
Unutsunlar ki rahat edeyim...