Binlerce ukde arasında birkaç nükte; yaşanmışlıklar..

2.09.2023

Yeniden..



Bir gün sirenler susar tüm şehirlerde
O gün ben de kaçırmam zamanı avucumdan
İnsanlar bakışını çevirir ya kıştan bahara...
İşte ayağımı sürümeden şevkle sokaktan geçerim

Sevdiklerinle yol almalısın mavi düşlere
Bir balıkçıl gibi kanatlanıp özgürlüğe
Bizi biz yapan manayı hiç kaybetmeden
Bulurum deyip bulmalısın nihayete ermeden

Olmazsa ne çıkar sen yine vazgeçme
Velhasıl biçare kalmışsan bir güzele
Bazen derman yok desen de içinden
Tekrarla ben yaşadıkça yeniden var olurum







1.09.2023

Dünya..



Bu dünya en çok ciddiye alanların
Hayatından bilerek geçenlerindir.
Bu gerçekse inanılan yalanların
Buz köprüden ateşle geçenlerindir.

Zevk alırız acıdan, tatlıdan bıkıp
İçeriz bu dertlerin, suyunu sıkıp
Güçsüz herkesi sonunda hapse tıkıp
Bu dünya mutlak gücü seçenlerindir

Saldırırlar üzerimize dört koldan
Bilemeyiz bazen çıkış hangi yoldan
İmkân yok artık ne sağdan ne de soldan
Bu dünya ruh budayıp biçenlerindir.

Not: 12'li hece ölçüsüyle yazılmıştır..







Yine..

Yaklaşık 1,5 ay sonra yine buradayım. Psikolojimi toparladım bir hayli. Şiir yazmayı da bırakmadım bu süreçte. Hece şiiri denemeleri yaptım vs. Ağustos'u boş geçmem iyi oldu benim için. Bitmez gibi gelir çünkü her defasında. Şimdi ismen de olsa sonbahardayız. En sevdiğim mevsim, doğduğum mevsim. Havalar da yavaş yavaş serinlerse ruhen daha iyi olurum gibime geliyor. Neyse buradayım işte. Dönüp dolaşıp geleceğim yer burası. Çünkü bana ait tek yer burası. 

Şiirleri yavaş yavaş yüklemeye başlarım bu yazıdan sonra. 100. yıl için 100 içerik umudum halen sürüyor. Yazarım herhalde. Bunu popülizm adına yapmıyorum, blog okuyucularım belli zaten. Kendi kendime çalıp oynuyorum. Bunu bir meydan okuma olarak görüyorum. Cumhuriyeti kendim naçizane bloğumla selamlamak istiyorum. Neyse oyun başlasın. 

Bol keyifler dilerim herkese. Selamlar ve sevgiler...

17.07.2023

Kontrpiye..



Bir günlük huzurun diyetini,
Bir ömür cefayla mı ödersin?
Yangına denizle müdahale etsen faydasızsa,
Ve kül olmak, yok olmaksa
Üstüne varillerce benzin de mi dökersin?

Umutlar bir beyaz, bir sarı
Yani, ya güneş kavurur,
Ya da aşmaya çalışırsın metrelerce kar'ı.
Neticede taşlar kaynar tencerede
Soran olursa, biz hep terste, müzmin kontrpiyede...



14.07.2023

Elma Şekeri ve Âdemler..



Varlıktan hiçliğe gidebiliyoruz da hiçlikten varlığa sefer koymamışlar. Varlığı yaşayabilmen için eskilerin deyimiyle, ağzında altın kaşıkla dünyaya gelmen gerekiyor. Ama şahsen bazı ademoğullarının elma şekeriyle kutsandığını düşünürüm. Tabi bunlar günümüz şartları için geçerli, ülkemiz için geçerli. Eskiden çalıştığının karşılığını alabiliyordun ve kenara para da koyabiliyordun. Şimdi bir tane eli yüzü düzgün telefon alabilmek için asgari 6 ay çalışman gerekiyor, yemeden içmeden. Ee eve nasıl bakacaksın, faturaları ne yapacaksın, kirayı, mutfak masraflarını nasıl karşılayacaksın? Çocukların da varsa iyice açmazdasın. Eskiyip gittiğinde, güncelleme almadığında çöp olacak bir telefon için 6 ay emeğin, ömrün gidecek. Reva mı bu? Elma şekeriyle kutsanmış Ademler için reva...

Ne güzel oluşturmuşlar sistemi. Bütün gün kan ter içinde, güneşin alnında çalış. Eve gel lüks hayatları izle, normalmiş gibi. Bir ben böyleyim diye düşün. Herkes yolunu bulmuş diye düşün. Müthiş bir yanılsama bu. Kimse öyle değil, çoğunluk senin gibi. O tripleks evinin katlarında asansörle dolaşanlar sadece azınlık. Seni sadece ucuz iş gücü olarak görüyor patronlar. Eve gelip bir kase kiraz yediğinde mutlu oluyorsun, borcunu biraz azaltabilsen mutlu oluyorsun. Ama bunlar anlık mutluluklar oluyor. Kalıcı değil, çünkü gün başladığında yine borçlanacaksın, eve geldiğinde yine lüks hayatları izleyeceksin. İmreneceksin, öyle ki ömrün bir hayale kavuşma derdiyle yitip gidecek..

13.07.2023

Yolcu..



Hava yağmurlu, yetmez rüzgarlı..
Yolcu otobüsün köz kaloriferine bacağını dayamış
Yanıyor, yanıyor da belli etmiyor
İnecek, inecek de nerede
İnse üşüyecek be kaptan..

Ne yapsın bu yolcu?
İnsin mi, yansın mı?
Ciddiye mi alsın, boş mu versin
Bu hayatı, bu kokuşmuşluğu..

Hayat acımaz yolcuya
Kimse acımaz.
Oysa toprağa gömülürüz hepimiz
Altına ya da zümrüde değil..
Ve birden, birden çürür, 
Yok oluruz..







11.07.2023

Hayatsızlık..




Hayatsızlık bu...
Biraz da akılsızlık sanırım.
Işıksızlık ve gölgesizlik.
Zira güneş bile vurmaz biz kaybedenlere
Dedim ya hayatsızlık.
Hatta hayasızlık. 
Alüminyum folyoda gün boyu pişiyor ruhumuz.
Kömürleşiyoruz.
Hayatsızlık demiş miydim?
Bedava olmasın
Ulan bir kere de makul olsun şu yaşam..

Düzen bu mu?
Devlet-ü ikbal bu mu?
Simit hesabı mı yapıyorsun?
Boş ver yapma, o güzel beynine yazık
Köşeyi dönmüşsün sen aklını bulandırma.
Bize kuru ekmek de yetiyor.

Günümüzdeki bu komediye herkes ağlasa da
Ayakta alkışlamaktan geri kalmıyor
Hayatsızlık moda demek ki
Hayasızlık moda
Milyonlar kaybederken,
Üç beş bin deyyusun kazanması moda...

Beklerim ki
Olsun artık bir sonu,
Nereye varacaksa varsın.
Nerede bitecekse bitsin...