Yıl olarak girdim, günümü bekliyorum artık. 23 yaşındayken hep o yaşta kalmak istemiştim. Zaman dursun istemiştim. 23'ün önemli bir yeri vardı hayatımda. 23 kere çağrı alıp, çağrı bıraktığım zamanları hatırlıyorum dün gibi. Kimler geçmiş hayatımdan, çoğu İstanbul'da tabii, hayat burada akmış benim için. Buraya mıhlanmışım. Mor ve Ötesi'nin 23'ünü kim bilir kaç kez dinlemişim. Şimdi ise kaçıyorum o parçadan. 23 olmuş 2023, ben olmuşum İstanbul yani 34..
Sonu yok gibi gelir ama var. 81 ili sayamayacağımı biliyorum. Birinde devrilip gideceğim. Belki Kırşehir'i bile bulamam. İyimser olamıyorum çünkü hiçbir zaman olamadım. Gerçeklerin farkında olduğum için belki. Yaratan isterse yaşatır muhakkak, süründürerek bile yaşatır. Ömür biçemiyorum, o zaman ölmek gibi bir gayem yok. Öyle olsaydı İstanbul'a bile gelmezdim. Yaşamak güzel, içinde mana bulabildiğinde. Bir vapurun arkasına oturup, köpüren dalgalar eşliğinde karşı kıyıya yaklaştığında ya da ondan uzaklaştığında. Tam ortasındayken denizin, bir karabatak gördüğünde dalıp çıkan. Umut yeşerdiğinde, yaprak döktüğünde, güneş çıktığında, ay doğduğunda. Nefes alabilmek, su içebilmek, konuşabilmek, yürüyebilmek güzel. Ne kadar yalnız olsan da, her gün 1001 farklı yüz görmek güzel..
Sendeyim İstanbul, bir adım sonra Dante gibi ortasındayım..