Binlerce ukde arasında birkaç nükte; yaşanmışlıklar..

15.05.2024

Tahammül..

Hep mi böyleydi tam hatırlayamıyorum. Sonuna kadar zorluyorum ama dışarıdan öyle gözükmüyordur sanırım. İnsanlara gerçekten çok sabır göstermiyor muyum ben? Taviz vermiyor muyum? Hemen olunca kolay mı oluyor yani, robot mu oluyorum onların gözlerinde. Ne yapsam, ne düşünsem, ne yazsam "o beni anlar benim onu anlamam gerekmiyor" diye mi düşünüyorlar? Hayatım insanları anlamakla geçmiş zaten benim. Kendi annem ihtiyacı olmadığında aramaz beni. Aç mısın, açıkta mısın diye soran olmadı, olmuyor. Öyle bir ihtimal belki başıma hiç gelmeyecek ama düşmez kalkmaz bir Allah'tır nihayetinde. 

Bu çocuk hasta mı, dur bir ilaç götüreyim. Bu çocuk bunalımda mı bir gönlünü hoş edeyim diyen yok. Yok ulan 35 senedir buralardayım cidden yok. İnsanoğlu kendinden başka kimseyi düşünmüyor. Günümüzde iddia ediyorum, kendi eşi ve çocuğu için hayatından vazgeçecek bir insan da bulamazsınız. Kalmadı yani. Ahlak küflendi, rafta bekliyor. Her şeyi senden bekliyorlar. Sen iyi ol, sen hoşgörülü ol, sen uyumlu ol. Ee ben de insan değil miyim?

Bundan sonra ruhsal anlamda hasta olacağımı düşünmüyorum. Sadece biraz canım sıkılıyor sonra normale dönüyorum. İğneleri aksatmadığım sürece (vakti geldi yarın yazdıracağım) idare edeceğiz işte. Bunları hep yazıyorum da, duyan yok. Bir cümle parlar ona odaklanırlar ya da üstünkörü göz gezdirirler. Asıl anlatılmak isteneni anlamazlar. Ben hayatımı kimseye adamayacağım artık. Biliyorum kimse kusursuz değil. Ama herkes birbirini idare edebilmeli ve ağzından çıkan sözleri kinaye yapmadan bir olumsuz anlam yüklemeden aktarabilmeli. Ama bu mümkün değil. Herkes eşiğine bekliyor artık, adamlar ayağına ekmek getirtiyor, ağızlarına lokma koymamız da yakındır. Kimse çaba göstermiyor ve tahammülsüz sen oluyorsun. 

10.05.2024

İşte Ben..



Gül bahçesine yağan dolu misali,
Sürpriz ani yıpranışlar,
Sebepsizliğin sebep olduğu bu vahamet.
İşte,
İşte ben.

Çatlak bardakta dalgalanan su kadar
Az vaktim var olurunda.
Kayıp gidiyorum yelkovanında
Bir ah bile etmeden.

Peki ya özlemlerim?
Bir bakışına çıkardığım yangınlar?
İçimden atmadığım karışık bir düğüm olmuş,
Nedendir bilmem.

Oysa
Hayata hayatsızlığımı koydum.
Seyirsizliğimi sundum.
Bu kadar eksik malzemeyle
Bu kadar oldu.
İşte,
İşte ben.





9.05.2024

Hiçbir Yere Saklı..



Kirli bir şehir burası.
Yeni gün umutlarına izmarit basıp,
Külünü saçan bir şehir.
Ummadığın anda parmağını kesen bir kâğıt gibi
Çirkin sürprizlerdir bütün esprisi

Bakakalıyorum uzayan gölgeme
Kısalan ömrüme, cüce hayallerime
Hiçbir zaman boy vermeyecek istikbalime
Ya dünya dilsiz ya ben sağırım
Öyle ya yapayalnızım.

Güneşi devirip bir çentik daha atacağım,
İsli duvarlarıma.
Ve içimden haykıracağım.
Bugün de ölmedim, kısmetse yarına.

Meyve dalından düşüp, çürüdü geçmedi
Çocukluğuma iki tur bindirdim geçmedi.
Aklımda çakılı paslı bir çivi
Kerpetenmiş, penseymiş kâr etmedi.

En güzel yere saklanmışım, hiçbir yere.
Siz yine de bakın en ücra köşelere
Oysa Eminönü iskelesinin önündeyim.
Gemiye yetişemeyenleri izlemekteyim.


5.05.2024

Kaldım Burada..


Yani öyle bir şey
Öyle bir şey ki tanımsız.
Uçurumun üzerinde kanatsız süzülmek mi bu
Kafa üstü çakılacağımı fark etmeden?

Tanımsız teşhisler, tanımsız duygular.
Ne kadar olunsa hiçbir iğne kurtarmaz.
Ne kadar okunsa hiçbir neşriyat kapatmaz.

Bağda üzümsüzlük
Dağda çiçeksizlik.
Seyirde limansızlık bu...
Akıl verecek âlim de yok
Cenk edecek halim de.

Kaldım burada, bu alçak kaldırımlarda
Aldım burada, üstüme eskittiğim onlarca yaş.
Ceketim de soluk, cepkenim de yırtık
Bu yokuşları bir daha çıkamam artık...





3.05.2024

Bir İhtimal Ver..


Yol toz, toprak olsun koşarım
Hava fırtına, boran olsun aşarım
Ömrümde tek gün bile yazıldıysa seninle
İşte o zaman dünyanın en mutlu insanıyım.

Sözlerin de güzel, gözlerin de
Pespembe yanakların vitrinimde
Senden başka kim olabilir ki içimde
Biz olduk, bir olduk birdenbire.

Yüzüm gömülü saçlarına hayalimde
Gönlüm sen diye tutturmuş gidiyor
Gözlerim asılı gözlerine gecelerimde
Aklım bir yaprak misali sana savruluyor

Sözler ver bana, düşler ver
Sadece bir ihtimal ver
Bir ip sarkıt pencerenden
Yoksa tutuşacağım özleminden...



1.05.2024

Ah Be Füreyya..



Ah be Füreyya
Anlatmadıklarım var.
Anlatılmayacak şeyler değil oysa
Utanılacak sırlar hiç değil
Ben ve düşüncelerim paslı parmaklıklar içindeyiz.
Sanki kara vebadan beridir birlikteyiz.
Uzay çağında, giyotine gönderilecek gibiyiz.

Öyle Füreyya
Güneş bulutun ardında.
Umut ıstırabın,
İnsanlık artık yamyamlık
Elini verip, kolunu kaptırdığın
Ve renkler keskin, zihinler holigan.
Elmayı seviyorum diye
Armuttan nefret etmem mi gerekiyor?

Yani Füreyya
Ben de onlardanım...
Bana güvenme, güç bela hayattayım
Yelkenimde yel yok, buraya çakılıyım
Soluduğum bu pas,
İçtiğim bu zehir.
Nedensizlikten
Aşktan, sevdadan değil.

Ve Füreyya.
Sen de biliyorsun ya
Sanırım artık ben
Yolun son virajındayım.





27.04.2024

Hiçbir Şey Sebepsiz Değildir..


Herkes gücü yettiğince zaman satın almış Tanrı'dan. Zamanı bir çuvala doldurmuşuz ve yollara düşmüşüz. Ömür yolculuğudur bu. Belirli bir süre hiç kaybetmemişiz. Bir gün çuval altından delinmiş. Bazılarında o delik büyükken, bazılarında küçükmüş. Zaman akıyor çuvaldan, kimimiz farkında, kimimiz değil. Kimilerinde çok akıyor erken veda ediyorlar bu sahneye, kimilerinde az akıyor haddinden fazla bile kalıyorlar.

Öyle değişik bir yerdeyiz ki. Bir yanımız bahar bahçe, bir yanımız yaprak döküyor hakikaten. Şu an bu dünyada 8 küsür milyar insan kim bilir neler yapıyor? Bazı yerlerde aynı hareketleri yaptığımız insanlar da var. Aklınıza ne geliyorsa, onu gerçekleştiren birileri ve gerçekleştiremeyenler var. Hayal kırıklıkları, sevinçler, acılar bir günde ne çok olay oluyordur değil mi? Sizin mutsuz bir gününüzde bir başka yerde dans etmiyorlar mı sanıyorsunuz yoksa? 

Dante, İlahi Komedya adlı eserinde Tanrı rolüne girmiş ve cennet, cehennem ve arafı yazmış. Gerçi bu mekanlar insan aklıyla tasavvur edilecek şeyler değil. Ama yine de korkutucu olmuş. Cehennemden cennete bir yolculuk. Belki de hiç mümkün değil bu. Araf kısmından bir alıntı yapacağım.