Alın size 1 milyon değerinde bir soru. Bu soruya ezici bir çoğunlukla insanlar “Evet” diyecektir. Pollyanna olsun olmasın içinde zerre umut taşıyanlar devranın döneceğini söyleyecektir. Ama durum öyle değil işte. “İşçisin sen işçi kal.”
Devran nasıl dönebilir ki? Bir düşünün. Sen, ben ya da bir başkası için nasıl dönebilir? Sevdiğini bulsan, parasızsın. Parayı bulsan, güvensizsin. Para da önüne öyle gökten zembille inmiyor sonuçta. Biriktirmek istiyorsun, borçlardan birikmiyor. İnsanlar kumara neden düşüyor sanıyorsunuz. Ya da bir kuş tepesine yaptığında neden piyango bileti alıyorlar? Çünkü fantezi dünyası böyle bir şey. Hayal ettiriyorlar. Milyarda bir olasılığın başınıza geleceğine sizi inandırıyorlar. Kasa var olan küçük birikiminizi vantuzla emiyor. Sonra borçlar büyüdükçe büyüyor bir yanardağ misali. İnsanlar biliyor devranın dönmeyeceğini. Ama kendilerini kandırmak, başkalarını kandırmaktan daha doğru değil midir sonuçta?










