Dili nâlân hevâ-yı hâb-ı hicrânda zebûn..
22.03.2025
17.03.2025
Ve Işık Kırılır..
Seçim yapılır
Işık kırılır, ses dağılır
Gurbete behemehal dalıştır bu
Yalandan gerçeğe
Yanlıştan doğruya
Gidene müselsel itiştir bu
Nefse zincirli kilidi kırıp
Nefesini bırakıştır bu..
13.03.2025
Elim Bir Süreç..
Herkes gider sen kalırsın derler ya. O aşamadayım galiba. Bir yazımda bahsetmiştim bu ihtimalden ve hayat sonunda beni tek başıma ormanda bırakmak üzere. Nasıl olacak, nasıl olacağım?
Kimseye sitemim yok, yalnızlığım benim sorunum oldu çünkü. Ben kendimi yalnızlığa zincirledim. İki başarısız intihar denemesinden sonra bir daha denememeye yemin etmiştim. Ben kendi isteğimle gitmeyeceğim buralardan, kendime direkt ölümcül bir kötülük yapmasam da, sağlıksız beslenerek, sigara içerek hayat süremi kısaltmaya çalışacağım.
İşyerindeyken bütün mahalle uyurken gecenin 3’ünde ağlama krizine girdiğimi siz okuyanlar hariç kimse bilmeyecek. Ölüm Allah’ın emri, ben babama son 20 yıl da olsa doydum. Bunun için şükrediyorum. Babamla çok iyi ikili olduk, yoldaş gibiydik. Şimdi sadece Tanrı’ya babama çektirmemesi için dua edebilirim. O melek gibi bir insan, bugüne kadar verdiği sadakalar sayesinde dimdik ayakta durdu. Kimseye muhtaç olmadı ve bizi de muhtaç etmedi. Tanıdığı herkese bir iyiliği dokunmuştur.
12.03.2025
Kimse Bilmeyecek..
İlerliyorum ve dikiz aynasında küçülüyorsun.
Geride yaşanmışlıklardan çok yaşanmamışlıklarÖyle ki tozlanacak tavan arasında hatıralar.
Ve bir palyaço ağlayacak maskesinin altından.
İstemsiz bir sorumluluk olan hayatım
Beni kim bilir nereye sürükleyecek.
Durmak istesem durdurmayacak
Dönmek istesem döndürmeyecek...
Mesele içimdeki kimsesizlik
Mesele nefesimdeki sensizlik.
İşte bunu,
Kimse duymayacak
Kimse bilmeyecek...
9.03.2025
Olmayan Ne Varsa..
Bir gün görüşürüz yeniden
Hikayemiz sürer bitti derken
Toprağa cemre düşer de vakit erken
Bir gün güneşi uyandırırız.
Bir daha da uyutmayız.
Bir gün 17’mizde tekrar buluşuruz.
Dünyayı müsait bir yerde durdururuz.
Göz göze, diz dize oturur
Olmayan ne varsa oldururuz...
Toprağa cemre düşer de vakit erken
Bir gün güneşi uyandırırız.
Bir daha da uyutmayız.
Bir gün 17’mizde tekrar buluşuruz.
Dünyayı müsait bir yerde durdururuz.
Göz göze, diz dize oturur
Olmayan ne varsa oldururuz...
6.03.2025
Yenildim..
Yenildim hiç hesapta yokken
Yüksekten manzaraya bakarkenTek pare top atışı yetti duvarların yıkılmasına
Düştü şehir, yangın içinde akşamına.
Yenildim zamanın böylesine.
Kibirli devlerin o cüssesine.
Karıştım
Saten çarşaflardan kayarcasına hiçliğe.
Övgüler dizerek deliliğe.
Yenildim bir hafif rüzgâra
Ve uçurdu attı beni uçurumlara
Düşerken anladım bu âlemi
Siyaha araladım perdemi.
Yenildim ateşe mumdan kayığımla.
Yenildim yokluğa zerreden varlığımla.
Yenildim ve birdendir tükendim..
3.03.2025
Dönsen Bile..
Dönmek mümkün mü artık?
Ne sen aynı sen, ne ben aynı ben. Ben sana gelsem, sen bana dönsen dünyalar kadar farklıyız artık. En yabancı birinden daha yabancısın bana, yabancıyım sana. O yıllara dönebilmek mesele. O toylukta, o saflıkta buluşabilmek. İlk kez hissettiğimiz duyguları yeniden yaşayabilmek. Sen başka bir tarafa bakarken bütün mimiklerini izleyebilmek mesele. İnsan 25’inde ölür 75’inde gömülür demiş ya Tarkovski. Benim ölümümün üzerinden 10 sene geçmiş. Hep o ana dönme istemiyle öldüm ben. Nietzche gibi halüsinasyonlar içinde öldüm. Olmaz ya hani Tanrı cennetinde yer verse sadece o anda kalabilmek isterdim..
Bir kıvılcım yakalamışsanız bırakın yangına dönüşsün. Sevdiğinize sudan sebeplerle sırt dönmeyin, onu küstürmeyin, onu soğutmayın. Her zaman aşkınızı muhafaza edin ve hep ateşi harlayın. Zor zamanları birlikte atlatın. Dünyayı tek başınıza sırtlamaya çalışmayın. “Dönsen bile bulamazsın beni bende” Pişmanlıklar sizi ağacı kemiren kurt misali yaşlandıracaktır. Kırılan cam bardağı kırılmadan önceki haline getiremezsiniz. O yüzden bilinçli olun, birbirinize iyi gelmeye çalışın. Kimse kalmasa da etrafınızda sırt verebileceğiniz tek kişinin o olduğunu hissettirin birbirinize. Hayat yalnızlara o kadar ağır geliyor ki. Yıllarınızı inat ederek, ego içinde tüketmeyin..
Ne sen aynı sen, ne ben aynı ben. Ben sana gelsem, sen bana dönsen dünyalar kadar farklıyız artık. En yabancı birinden daha yabancısın bana, yabancıyım sana. O yıllara dönebilmek mesele. O toylukta, o saflıkta buluşabilmek. İlk kez hissettiğimiz duyguları yeniden yaşayabilmek. Sen başka bir tarafa bakarken bütün mimiklerini izleyebilmek mesele. İnsan 25’inde ölür 75’inde gömülür demiş ya Tarkovski. Benim ölümümün üzerinden 10 sene geçmiş. Hep o ana dönme istemiyle öldüm ben. Nietzche gibi halüsinasyonlar içinde öldüm. Olmaz ya hani Tanrı cennetinde yer verse sadece o anda kalabilmek isterdim..
Bir kıvılcım yakalamışsanız bırakın yangına dönüşsün. Sevdiğinize sudan sebeplerle sırt dönmeyin, onu küstürmeyin, onu soğutmayın. Her zaman aşkınızı muhafaza edin ve hep ateşi harlayın. Zor zamanları birlikte atlatın. Dünyayı tek başınıza sırtlamaya çalışmayın. “Dönsen bile bulamazsın beni bende” Pişmanlıklar sizi ağacı kemiren kurt misali yaşlandıracaktır. Kırılan cam bardağı kırılmadan önceki haline getiremezsiniz. O yüzden bilinçli olun, birbirinize iyi gelmeye çalışın. Kimse kalmasa da etrafınızda sırt verebileceğiniz tek kişinin o olduğunu hissettirin birbirinize. Hayat yalnızlara o kadar ağır geliyor ki. Yıllarınızı inat ederek, ego içinde tüketmeyin..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










