Binlerce ukde arasında birkaç nükte; yaşanmışlıklar..

11.04.2026

Planlar..


Hayatını harcayanlar neden bu kadar çoktur?

Deneme yanılma ile geçen bu ömürde insan çoğunlukla hataya kapılacaktır ve o kandırıla kandırıla büyüyecektir. Kayda değer bir aşamaya gelebilmek için olgunlaşmak gerekiyor. Sıfırdan başlıyorsan hata yapmak o kadar kolaydır ki.

Şu bir gerçek ki arzularımızın esiri olmuşuz her birimiz. Bu kimi için maddiyat, kimi için şehvet, kimi için ikisidir. Heyecan arayan insan düşebileceği çukurlara aldırmaz. Sonlardan ziyade başlangıçlara önem verir. Nasıl başladıysa öyle biteceğini zannetmektedir. Peki, bu böyle midir? Oysa hiçbir şey başladığı gibi bitmek zorunda değildir. O yüzden boşlukta ne yapacağını bilemezsin. Bir saniye sonrasının belirsizliği vardır ya önemli olan nokta işte odur. Planlarını yapıp Tanrıyı güldürürsün.

Planlarını geniş çerçeveye yaymamak gerekli. O kadar fazla değişken vardır ki hepsini hesaba katmak mümkün değildir. Hayal kırıklığına uğramamak için kısa vadeli planlar yapmalıdır insan. Aylık bile değil belki haftalık planlar yapmalıdır.

6.04.2026

Nefis..


Çok şey istemedin mi ey nefis
Mümkün olana düşman
İmkansıza hayran etmedin mi?

Ömre zulüm ekmedin mi
Başı bıçağa vermedin mi
Önce kandırıp sonra inkâr etmedin mi

Uçuruma esmedin mi
Tutunacak dal bulamazken

Ey var oluşumun gölgesi
Yok oluşuma meyil vermedin mi?
Susuzluğuma tuz basmadın mı
Önümde nehirler akarken

Hayal ettirdin, ümitlendirdin.
Kimsesiz ücra bir kafeste
Deli etmedin mi beni ey nefis
Delirtmedin mi...





3.04.2026

Kaybedişlerimi..


Bir gün kazansam unutur muyum kaybedişlerimi?

Bu cümle 5 yıl önce yazdığım şiirin bir mısrası. Ne kadar zaman geçmesi gerekiyor artık kazanmak için. Bu sözü ne zaman test edebileceğim? İmkansız gibi görünüyor.

Kötülerin kazanması için iyilerin hep kaybetmesi gerek. Çünkü kötü kaybetti mi yıkılır, biter gider. Ama iyi kazandı mı kaybetmeye alışkın olduğundan nasıl sevineceğini bilemez bile. Bir küçük olasılık bile mümkün değil o yüzden. Bize elden hepyek elden sinek ikili veriyorlar. Kazara bile kazanamıyoruz.

Gökyüzüne bakıp dalıp gidiyoruz. Aşağıdan yukarıya bakıyorsan işin yaştır. Alemde bir bakteri boyutunda hissedersin kendini. Ama yüksekten bakarsan o manzara ona sen hükmediyormuşsun gibi hissettirir sana. Belki gerçekten de öyledir.

24.03.2026

Felek..


Alma ahımı artık alma felek
Sonumu dipsiz azaplara sürme felek
Sözümü özümden koparıp eğme felek
At uçurumdan ama ne olur uyandırma

Bükme boynumu paslı ellerle bükme felek
Mazluma beni kör bir bıçak etme felek
Geçmişi külden bir iz gibi savurma felek
İt beni karanlık denizlere ama ne olur kandırma

Aştığım yolların izini gör artık felek
Döktüğüm yaşların tuzunu bil artık felek
Fısıltıya dönüşmüş çığlığımı duy artık felek
Ver ateşlere külümü savur ama ne olur durdurma..




19.03.2026

Permidev Sona Adımlarken..(Kot Farkı)


Permidev çok zayıflamıştı. 78 kiloyken son iki haftada 70 kiloya düşmüştü. Son zamanlarda yemek yemeye çalışsa da yiyemiyor ve aç kalkıyordu masadan. Doğru düzgün nefes alamaması onu öyle yoruyordu ki ayakta turlayamıyordu eskisi kadar. Taş olsun mermer olsun aldırmadan çöküp oturuyordu.

Gözleri donuklaşmıştı. Başına gelebilecek her şeyi kabullenmiş gibi bir hali vardı. Vazgeçmiş gibiydi artık. Akıntıya karşı kürek çekmenin onu sadece daha da yoracağını düşünmekteydi. Keshkin’in kaçışına sevinmişti. Çünkü Keshkin’in idealleri olduğunu düşünüyordu onun daha çok yılları vardı önünde ve onun yıllarını kendisi kadar kolay harcamayacağı barizdi.

Kalacak olanlara üzülüyordu sadece. Dünyada kalmak sadece bir eziyetti ve acziyeti beraberinde getiriyordu. Bazı şeylere sahip olamadıysan sadece debeleniyordun buralarda. Sonunda en güzel yılların geçmiş oluyordu ve sen de bir şey kazanmıyordun.

Sigarasını en çok başlangıçlara yakmıştı. Yeni günlere ve yeni haftalara. Ama yeni günler, yeni haftalar ve yeni aylar sadece aynı yaşanmışlıkları getirmişlerdi. Başlangıçlar hep aynı şekilde sonuçlanmışlardı. Oysa Permidev aynı hareketlerde ısrarcı olmamıştı. Farklı yöntemler denese de aynı kaybedişlere ulaşmıştı.

Hayat sanki bir slot makinesiydi ve ona kaybettirmeye programlanmıştı. Ara verse de olmuyordu başka makineye geçse de olmuyordu. Neticesinde sonuç hep kaybedişti. Buraya zaten bu yüzden gelmişti. Burada en fazla ne kaybedebileceğini düşünmüştü. Dışarıda moralini, keyfini, huzurunu yavaş yavaş kaybetmektense Zabarnava’da hayatını tek seferde kaybetmeyi göze almıştı. Sonunda bunu başarıyordu. Tek bir kaybediş ve bilinmeze yolculuk. En azından dünya cefasından kurtuluş ona cazip geliyordu.

İnsanların birbirlerine zehir ettiği bu ortamda yeteri kadar kaldığını düşünüyordu. Şahit olabileceği her şeyi görmüştü. Hiçbir şey artık onu şaşırtamazdı. Kardeşin kardeşe ettiği, eşin eşe yaptığı, dostun dostu ittiği bu yalan denizinde çok kürek çekmişti. Öyle kürek çekmişti ki hiçbir yere varamamıştı.

Anlam demiştik. Hayatını bir anlama yontamayan insanlar yolsuz ve yönsüz kişiliklerdir. Rotalarını belirleyemezler. Sapa yönlere girerler ve uçurum kıyılarına yol alırlar. Permidev uçurumun kıyısında dibe bakarak gülümsüyordu.

12.03.2026

Zamansızlık..


Kaz tüyü yastıklardan önce
Zamansızlık gerek bize

Mesafe denilen ziyanlık olmamalı
Boşluğu sıkıştırıp doldurmalı
Her şey dünmüş gibiyken
Yeniden değil kaldığı yerden başlamalı.

Zamansızlık ve adanmışlık gerek
Vakti öldürmeden vakti doğurmak gerek
Ve yaşanmamışa yaşanmış bir hikaye gerek
Hala hayattayken..





4.03.2026

Kelebek Sanılan Bıçak..



Grinin küle dönen tonunda
Ufka açılan yelkenler siyah.
Bu gam düğümünü çözmez hiçbir niyaz
Zerre halinle bile ezer seni bu açmaz

Umuttan dem vurma, gel deme;
Uçuşan kelebekler var deme
Zira kelebek sanılan bir bıçaktır,
Ve arkanı döndüğünde saplanacaktır.

Delilik aheste çöker insana bilirim
Düştüğünde atarsın çıpayı derinlere
Anlam tükendiyse hayat beyhudedir bilirim
İşte o zaman ruh ait olur sonsuz dehlizlere.