Binlerce ukde arasında birkaç nükte; yaşanmışlıklar..

4.02.2021

Sıra..


Hayatımı yaşayamadığımı düşünüyorsun, bir silkelensen kendine gelirsin diyorsun. Ama o işler öyle olmuyor işte. İçeride olmadıkça hiçbir şeyi anlayamaz insan. İstediğin kadar cesaret ver, güven aşıla. Bir limitim var benim, kota da diyebiliriz. İstediğim her şeyi yapmama izin vermiyor benliğim. Belki hiçbir şeyin farkında olmadığım günler yapmışımdır istediklerimi. Bir tam gün yol çekip, yarım günler ayırabilmişimdir başka şehirlerde kendime. Kendine engeller koyarsın, doğru dürüst açıklayamadığın görünmez engeller. Kimi bir ilişkiden kaçar ihtiyacı olduğu halde, yalnızlığa hem şartlanmış, hem de alışmıştır. Bir kalemde silinmek kadar sıradan bir durum yoktur. Bir varsın bir yoksun yani. Hayat böyle kuralları ben yazmadım. Tertemiz bir başlangıç yapamazsın, çünkü izler kalır her zaman. Birebir benzeyenini ararsın, ömür geçer bu arada. Ben de göçtüğümde bu yazılar kalacak arkamda. Soruştururlar herhalde arkamdan. Büyük bir yıkım ararlar, birileri yüzünden öldüğümü sanırlar, bir neden ararlar. Oysa sadece sıram geldiğinden öleceğim ben. Sırayı yakına çekmek için de elimden geleni yapıyorum. Ezcümle görünenlerden ziyade görünmeyenler önemli. Neler hissettiklerini, yaşayamadan kimse anlayamaz. Uzaktan her şey güzeldir, davulun sesi ve herhangi bir manzara. Ne zaman ki yakınlaşıyorsun çirkinleşmeye başlıyor. Hisler, maddeler yaklaştıkça büyüyor ve hiçbir yere sığdıramıyorsun. Sığdıramadığın için de acı çekiyorsun. Geldim, geçiyorum..

2.02.2021

Birkaç satırlık şiirler II..



-Yaşıyorsun-

Yorulduğunu fark ettirmiyor sevmeler insanın
Bitmez bir maraton ki koşuyorsun
Gidecek bir yer kalmadığı halde
Yolculuk var yarın, gidiyorsun..
Zirveye çıkarak, yerin altına girerek
Yaşıyorsun da yaşıyorsun..

-Geçip, Giden-

Uzun sürecek kışlar bekliyor artık,
Aşama aşama yalnızlaşanları
Issız bir deniz fenerinden farksız o insanları
Biliyorum ki yanlış zamanlar, mekanlar çok
Ve görünürde hissedecek pek bir his de yok
Mutlu sonlara kimse alışkın değil.
Çocukken dinlediğimiz masallar iyi kandırmış bizleri..
Bu bir kıldan köprü ve ilk adımda düşeceğin garanti.
Son bir defa manzaraya bakmak için oldukça geçti
Bir nefes acısıyla-tatlısıyla bu hayattan geçti...

22.01.2021

Budala..


 
Önemli derecede spoiler içerir..

-Özet-

Hikaye bir trende başlar. Prens Mışkin yolculuk yapmaktadır. Uzun zamandır İsviçre'de yaşayan kahramanımız akrabalık bağının bulunduğu Yepançin hanımını ziyaret umuduyla Petersburg'a gitmektedir. Tabi vatanını özlemiş olmasının da önemi var bu ziyarette. Yolculuk esnasında birinin dikkatini çeker çünkü ince bir ceket vardır üzerinde ve giysileri eskidir. Bu kişi hayatını değiştirecek bir adam olan Parfen Rogojin'dir. Onunla sohbet ederler, Parfen kendini anlatır, Mışkin kendini anlatır. Parfen bu esnada ona sırılsıklam aşık olduğu Nastasya Flippovna'dan bahseder. İkili memlekette yeniden buluşmak üzere sözleşir. Hatta Parfen, Mışkin'e kendine geldiğinde bir palto hediye edeceğini söyler..

Prens Mışkin Petersburg'a geldiğinde vakit kaybetmeden Yepançin'lere gider. Kendisini kabul ederler, Yepançin beyi ve hanımıyla çok hoş sohbet eder. Bu arada üç kızıyla da tanışır onların. İlk muhabbette Mışkin'e hayran olur hepsi. Bu evde Nastasya Filippovna'nın tablosunu görür ve aşık olur. Bir pansiyona yerleşir. Burada arkadaşlar edinir, derken bir enstantane olur. Kanlı canlı Nastasya'yı görür Mışkin. Nastasya onu kapıcı zanneder başlangıçta, üst perdeden konuşur onunla. Sonra anlar iyi ve bilgili biri olduğunu. Rogojin saplantılı bir haldedir, Nastasya onunla evlenmemekte diretmektedir. Zengin birinin oğlu olduğundan Nastasya'yı parasıyla büyülemek ister, bir çanta dolusu ruble atar önüne. Bu esnada muhabbet ilerler ve prens Nastasya'ya evlenme teklif eder. Daha yeni karşılaştıkları halde. Nastasya flört eden, sivri laflar edebilen, çekici bir kadındır. Mışkin'e yüz vermez ama bu teklifte gururunu okşar. Parfen bu olay yüzünden prense kin beslemeye başlar..

16.01.2021

Birkaç satırlık şiirler..


 -Yarının Eksilen Düşleri-

Dün'ün dü'sünü alıp "düş" yaptım
Bugünden geçip giderken
Yarın'ın yarı'sını alıp düşlerimi yarım yaptım
Gitgide eksilirken
Ben, benden sen, senden ben..

-Tereddüt-

Bir güçlü tereddüt içinde kalmak
İki yoldan birini seçtikçe hep yanılmak
Yürürken geriye bakmamak
Ama hep geçmişe saklanmak
Yaşamak işte budur, işte budur yaşamak.

12.01.2021

Kıssadan..

İnsanlar hakkında en bilinmesi gereken şeyi biliyorum. Çok boş konuşuyorlar, en azından benim bugüne kadar tanıdığım insanların neredeyse tamamına denk düşüyor. Dinliyorum yine de onları, sözlerinin buhar olduğunu bile bile dinliyorum. Çünkü bozmak istemiyorum kimseyi, yazışmalarımı kısa cümlelerle sürdürüyorum, cümle bile olmuyor bazıları bir iki kelimeyle geçiştiriyorum. Yeterince insan görmüşüm, tanımışım, kimse şaşırtmıyor artık beni..

"Bir dem daha koyu
Gökyüzü ve olayların içyüzü
Yaz'ı alelacele gönderdim, çağırdım güz'ü
Çok yaş almadığım halde
Fersahlarca uzak geliyor çocukluğumun gündüzü.."

Yazdığım bu dizelerde milyonlarca hayat hikayesinden birisi saklı. Fazla üretken biri değilim ama işte bazen yazabiliyorum. Her şey 2011 yılının Kasım ayında başladı. 10 seneye yakın ilaç kullanıyorum. Fıttırmamak için de ömrümün sonuna kadar kullanmam gerekiyor. Fazla düşünmememi sağlıyor. Çünkü düşünmek bana iyi gelmiyor. Beni tanıyanlar yaşadıklarını yaz diyor ancak yazamam ki. Hem kitap yazmak kolay bir iş değil, en azından 500 kitap okuman gerek (kaliteli) bir kitap yazabilmen için, hem de aldığım ilaçlar yaratıcılığımı öldürmüş vaziyette. Artık en fazla bir A4 kağıdını önlü arkalı doldurabilirim sanıyorum. Çünkü aklıma bir şey gelmiyor cidden..

3.01.2021

Vicdan..


Görüyorsun ki ağaçlar budandıkça güçlenir..
İnsan da kırıldıkça
Etraf sessiz olsa da, vicdan içeriden seslenir
Parmaklığa gerek yok,
Kendine hapsoldukça..


C.B.

1.01.2021

2021..

Yine bir yeni yıl. Yine aynı şeyler mi olacak? Gidişata göre dümen kıracağız işte..

İnsanlar umut ediyor, zaten umut edilmeden yaşanmaz. Herkese umut dolu bir yıl dilerim. Önce eskisi gibi maskesiz yaşama geri dönmek istiyorum kendi adıma. 2021 yılında umarım bunu başarabiliriz. Başka da bir beklentim yok. Monotonluğa yıllar önce alışmışım bu yıl da değişeceğini sanmam. İnsanlar sevdiklerine sarılabilsin bu yıl. Hasret ne demektir bilirim ucundan. Kaldırımlara sığmaz olduk zira, insanlar yollara taşıyor virüs yüzünden. Bu dünya neler atlatmış, bunu da atlatır. Bizler neler atlatmışız, atlatırız. Kıyamete kadar ite kaka gider bu evren. Siz kendinize iyi bakın yeter..

Mutlu yıllar, sağlıklı yıllar, umutlu yıllar..

2016 da güzel geçmemişti, 2020 onu da arattı. Bu iki yılın ortak noktası ikisinin de "artık yıl" olmasıydı. Neyse 2024'e kadar rahatız umuyorum ki..

İyi kalın..