Kendimizde değiliz be ahali..
Değişkenlerin bu kadar çok olduğu yerde kendimizde olamayız da zaten. Bir planlama yaparsın da kusursuz olmaz işte. Hiçbir şey normal seyrinde gitmez. Dalgalanır. Ama bazılarında bu dalgalanmalar yumuşak hatlarla değil de keskin iniş çıkışlarla yaşanır. Keskin iniş çıkışlar da hayatından çalıyor işte. Sonuçta dayanma sınırı vardır, esneklik payını aşarsan kopar gider. Bizi hayatta koparan bu yaşanan abukluklar. Gündemin topaç gibi dönüp durması. Neye odaklanacağımızı şaşırmak. Neye üzüleceğimize ya da sevineceğimize karar verememek. Kendimizde değiliz. Bizi süper hayatların arka planlarında trafik levhası, çöp konteyneri veya bir bank gibi diziyorlar. Kendimiz olamıyoruz. İnsan olduğumuzu unutuyoruz. Onlar vasıfsız krallar ve kraliçeler, bizse kalifiye köleleriyiz..









