Binlerce ukde arasında birkaç nükte; yaşanmışlıklar..

21.11.2025

Sönmüş..


Görün desek görecekler mi?
Yola çıkmadan yoldan çıktığımızı
Henüz ilk sözcüğün akabinde
Bir nokta ile sonlandığımızı.

Duyun desek duyacaklar mı?
Sanrılarla harman sayıklamalarımızı
Ve bu sonsuz rabarbanın içinde
Dipten apansız hıçkırıklarımızı.

Bilin desek bilecekler mi?
Sefalete hapsolmuş var oluşumuzu
Soğuğun yaktığı köşe başlarında
Sönmüş bir izmaritle yok oluşumuzu.





20.11.2025

Bu Nasıl Bir Drama?

Hayat gaddar bir kelle avcısı gibidir. Kelle avını para karşılığında yapmaz, sadece sistem kodlarına yazıldığı için yapar. Görünmez bir düşmandır nerede ve nasıl pusu kurduğunu anlayamazsın. Sadece oluşturduğu bu dramada sıranın sana geç gelmesi için dua edersin içinden. Kötü talih piyangosu vurduysa, dönüşü yoktur sevgili okuyan. Mutluluk kazaen gerçekleşirken, bedbaht durumlar zincirleme oluşacaktır. Trabzanı olmayan çivili merdivenlerden çıkaracak seni öyle ki yaslanıp ya da oturup dinlenemeyeceksin. Bu merdivenler bitmeyecek o aksini istemedikçe.

Kaldırımda yanından geçtiğin kişinin neden somurttuğunu asla bilemeyeceksin. Kimse senin suskunluğundan isabetli çıkarımlar yapamayacak, kimse derman olamayacak. Nasılsın diye soracaklar. İyiyim diyeceksin ve muhabbet bitecek. Kötüyüm desen kim çare olabilecek ki, hep yalan içinde yüzüyoruz. Kötüyüm bile diyemiyoruz kimseye. Haddinden fazla düşünüp hasta oluyoruz.

Dünyanın yüzde kaçı sağlıklı bir ailede, dertsiz büyümüştür, yaşamıştır? Bizi nasıl kirlettiler böyle? Düşenlerle alay etmek, fakirlerden iğrenmek, sadece makara yapmak, dedikodularda boğulmak. Ne pis yaşantılarımız var bizim. Tabi ki işimiz rast gitmeyecek. O kelle avcısının listesinde olacağız. Sana bir gün boyunca neler yaptığını, neler düşündüğünü ve konuştuğunu izletseler kendinden nefret edeceksin. Ne boş bir yaşamdır bu yarabbi diyeceksin.

12.11.2025

Artık Elde..


İçerisi dar, dışarısı har.
Hüküm askıda duyurulmadı karar
Dünler geçti, yarınlar yasak
Artık elde bir tadımlık şimdi var.

Bardağa sığamadım taştım o gün.
Sabra varamadım yıktım o gün
Çare bulamadım yandım o gün
Artık elde bir dönümlük pişmanlık var.

Buzun üstünde yeterince yol aldım
Közün üstünde olabildiğince dayandım
Âlemin içinde ziyadesiyle yıprandım.
Artık elde bir avuçluk mutluluk var.





10.11.2025

Çaresizlik ve Ekşiyen Yüzler..

Dün değil evvelsi gün ekşi sözlükte takip ettiğim bir başlığın yeşil ışığı yandı. Takip ettiğim başlık “Merhum Sözlük Yazarları” isimliydi. İster istemez tıkladım ve bir yazarın ismini gördüm ve adetten olduğu üzere yazarın profiline girip entrylerine göz gezdirdim. Öyle ki zaten az sayıda olan bütün entrylerini okudum ve boşluğa düştüm.

İlgili yazar kanserinin nüksettiğini, beynine sıçradığını ve kısmi felç olduğunu anlatmıştı yazdıklarında. Kariyer uğruna yuva kurup, çoluk çocuğa karışmadığı için ne kadar pişman olduğunu anlatmıştı. Kariyerinin hiçbir işe yaramadığını söylemişti. Bir insan neden çocuk yapmak ister diye düşündüm bir an. Onun tarafından sevileceğini bileceği tek şey belki de çocukları olabilir diye düşünmüştü. Belki hayırlı bir evlat olup onu sarıp sarmalayacak, ona gözü gibi bakacaktı. Bunları hayal etmişti. Bunun olmaması en büyük pişmanlığıydı. Demek ki arkadaşları, akrabaları onu görmezden gelmişti, yalnızlığın dip noktalarındaydı. İstemsizce donakaldım profilinde.

Yazar en son girdisini 2023’te yazmış olduğuna göre merhume olmuş olma ihtimali çok yüksekti. Çünkü yazmak bir tür deşarjdır. Konuşamıyorsan yazacaksın yoksa aklını kaybedersin. Zehir bir şekilde zihninden atılmalıdır. Ne kadar görülmese de eğer hala yaşasaydı yeni yazdıkları olmalıydı.

Neden bu kadar etkilendiğime gelirsek babam beyin metastazlı bir akciğer kanseri hastası ve ben 3 gündür hastanede hareketsiz yatışına şahit oldum onun. Enfeksiyon kapmıştı gece 11’de ambulansla hastaneye götürmüştüm. Orada 2 saat adamı sadece bir serum takıp göndermişlerdi. Eve döndüğümüzde daha da kötüleşmişti sabaha karşı 5’te yine ambulans çağırmıştım ve gittiğimiz hastanede durumun ciddi olduğunu anlamıştılar.

29.10.2025

Maske..


Sahte samimiyet, yeni yüzler takınmaktır.

Farklı yüzler takınmıyor muyuz her birimiz diye düşünürüm. Nereye hangi maskenin uyacağını bilerek yaşamak ve esas yüzünü unutmak. O kadar değişik maskeler takıyoruz ki, kendi yüzümüzü bile bir maske sanıyoruz. Oysa kendi yüzünü çıkaramazsın o hep seninle kalacak.

Makyaj güzelleştirir maske ise gizlettirir. Esas amacını ulu orta kimseye açıklayamazsın. Bu her yerde böyledir. Sakladığın yüzünü bazen kimseye göstermek istemezsin. Pekâlâ, utandığından ya da korktuğundan. Örneğin Marksist görüşlerin yoğunlukta olduğu bir ortamda dindar bir adam gibi görünmemen dayak yememen için gereklidir. Ya da tam tersi. İnancı ve Tanrıyı yok sayanlar ibadethanelerde hoş karşılanmayacaklardır. Radikallerin arasında onlardanmış gibi görünmen lazımdır.

Hayat bizleri istemediğimiz ortamlara sürüklediğinde anlık bir kararla ortama uyum sağlamıyor muyuz? Çünkü körü körüne kendi karakterini afişe edemezsin. Öncelikle ortamı koklamak ve ona göre davranmak hayatta kalma refleksi gibidir.

7.10.2025

Yalnızsın Bunu Hep Anımsa..


Yalnızsın dostum, bunu hep anımsa..

Etrafını saran kalabalıklar, düşersen topukları kıçlarına vura vura kaçacaklar senden. Mutluluğunu kıskanacaklar, kederinde keyiflenecekler. Bunu sana belli edenler şerefli düşmanlarındır. Ama diğerleri öyle yapmazlar. Bunları gözlemen gerek, düştüğünde telefonlar çalmıyorsa, yükseldiğinde ise susmuyorsa bu işte bir gariplik vardır.

Arkadaşlar onlarca olabilir, oturur çay içersin onlarla, havadan sudan muhabbet edersin. Ama arkadaştır sonuçta senin mutsuzluğuna ortak olma garantisi vermezler sana. Arkadaşlarına bel bağlama bu yüzden. Ne kadar popülerdim ben gibi sanrılara kapılma. Çoklukta bokluk vardır. Kaliteli bir yalnızlığa kapatmalısın kendini. Mutluluğunu saklamalısın, mutsuzluğunu ise afişe etmemelisin. Kapalı kapılar ardında ağlamalısın.

Hepimiz yalnız doğduk bu dünyaya. Hepimiz tekerini döndürmeye çalışan insanlarız. Kimse sen tren tarafından kesildiğinde sana üzülmeyecek. “Seferler aksayacak şimdi eve nasıl döneceğim” diye üzülecek. Hayatlarımız para etmez bir başkası için. Vah vah, tüh tüh ve bitti hikâyen işte. Bir vah vahla uğurlayacaklar seni.

26.08.2025

Mutluluk mu? O da ne!

Bu hayatın bir güzelliği yok gençler. Her şey boşuna ama her şey. Kitapta yalnızca bir defa geçer mutluluk ifadesi. Hûd 11/108 "Mutlu olanlar ise Cennet'tedir."

Ve biz sadece ahiretimizi yakıyoruz dünyada. 

İnşallah sonsuza kadar yanmayız da sonunda mutluluğu görebiliriz.

Ruhum eziliyor, küçülüyorum. İntihar etmeden nasıl kaçılır buralardan? Cerahati sıkmadan nasıl akıtabilirsin? 

İşimiz zor. Allah kalmak isteyenlere ömür, kalmak istemeyenlere ecel versin. Amin.