Binlerce ukde arasında birkaç nükte; yaşanmışlıklar..

16.12.2021

Sevmek ve Ölmek..


Bilinmezi düşünmek yorar insanı, yazılmış ama henüz gerçekleşmemiş şeyleri düşünmek yorar. Oysa yarın öleceğin yazılı olsa bile düşünmemelisin. Karakterini geliştirebildiysen, evrensel doğruları uygulayabildiysen neden düşünüyorsun ki? İnsanların büyük çoğunluğu maddeye tapıp, manayı kendilerinde ararlar. Yıllar önce bir şiirimde dile getirdiğim gibi. Sevilmeyi boş ver, yaratıcıdan başka kimse sevilmeyi hak etmez. Sen bir insanı yaratıcıdan daha fazla seversen cezalandırılırsın onun tarafından. Seni onsuz yaşatır ve gayet de yaşarsın..

Belki sevgi dediğimiz şeyin anlamını bile bilmiyoruz. Sevgi diyerek öldürüyoruz, oysa sevgi için yaşamalı ve yaşatmalıydık..

11.12.2021

Kalakalmak..



Yola çıkmak mı, yoldan dönmek mi? Ya da kaldığın yerde sürekli kalakalmak mı?

Ben kalanlardanım, bir vakit gitmişim gidebildiğim kadar. Pişmanlık olmuş, memnuniyetsizlik olmuş geri dönmeyi ise kendime yediremiyorum sanırım. Gittiğim kadar gidip de bir arpa boyu yol alamamışım ki zaten. Benim bahsettiğim gitmek bir şehirden başka şehre değil. Gönüllerden gitmişim, düşüncelerden gitmişim. Yoksa yol dönülür elbet, zamandan bol ne var. Yani manen gitmişim buralardan ve bir yerde de kalmışım. Dönemiyorum, hangi yol döndürür bilmiyorum. Hangi fikrimi değiştirirsem doğrusunu bulurum bilmiyorum..

Basit görünür ama karışık işte. Bir hayat hikayesi gibi, yaşamayan bilemez. Tahminler yanlış çıkar. Nerede kaldığımı anlatmayacağım, ama nasıl geldiğimi de anlatmayacağım. Sadece bir kelimeyle özetleyeceğim. O da "sevgisizlik"

27.11.2021

Kabulleniş..


Bugünler dün oluyor yaşayamadan..

Belki de bugünü görmüyorum hiç bir zaman, aklım hep dünde kalmış oluyor. Ortalıkta bir şey yokken bir his gelir hayat mükemmel, yaşamak çok güzel diye. İşte o hissi, kaybettiklerimin arasında en çok onu arıyorum, istiyorum. Lakin bulamıyorum ya da bana uğramıyor. Birdenbire gelir ve bir an sevindirir insanı. O bir âna o kadar ihtiyacım var ki..

Şiiri bıraktım ama yazıyı bırakamam herhalde. Çünkü deşarj olamam, içimdeki zehri atamam. Bana burası gerekli kimse okumasa bile. Burası benim not defterim, zira kalemle yazı yazmayı hiç sevmiyorum. Hem yazım güzel değildir, hem de sıkılırım. Zamanında kısa notlar ve mektuplar alırdım sevdiklerimden. Ama inanın hiçbirine cevap yazmadım, yazmam gerekiyordu ama yazmadım. O da hala içimi sıkar aslında. İşte bu sebeplerden, yazı yazmak istemememden ve yazı stilimden utanmamdan. Ne diyordum, yazı yazmayı bırakmamam gerekiyor, bırakmayacağım da..

21.11.2021

Daha..

 


Bir baharda çiçek açıp, 
Bir baharda yaprak dökmedik ki
Doğru nedir, yanlış nedir hiç bilmedik ki
Dönüş var mıdır sessiz geminin seferinden?
Daha ölmedik ki..


17.11.2021

Son..



"Bir tarih attın deftere öldün o gün..
Bir yerde cenaze olacak, bir yerde düğün
Neydi mutluluk? Neydi gördüğün?
Eksik parçaları birleştirsen de olmadı bir bütün.."



1.11.2021

S/istemsiz..


Kar yağarken hiç üşümemiştim, ne zaman ki karlar erimeye başladı soğuğu hissetmeye başladım. İnsan da böyledir, sıcağı sıcağına hissetmez de belirli bir süre sonra soğuğun acısı çıkmaya başlar. O an anlamazsın, biraz düşününce dank eder. Hareketler başlangıçta dikkat çeker, ama sözcükler geri planda kalabilir. Her şeye dikkat edemezsiniz, bir şeyler illa ki gözden kaçabilir..

Bir şeyler yazdım ve sildim. Mükemmeli istediğimden ve mükemmel olmamasından değil. Sadece bazen silmek gerekir, üzerine yazacak kadar düzensiz olamaz insanlar. Yazdıklarınızı silin, yaşadıklarınızı silmeye çalışın, kişilerin üzerini çizin. Kalemi biz tutuyoruz sonuçta ve silgi de kalemin ucunda. Sayfanızda yeteri kadar yer açıldıysa ne mutlu..