Binlerce ukde arasında birkaç nükte; yaşanmışlıklar..

24.02.2021

Kritik..

Alıştığı eli de bırakır insan, herkes haklı olduğunu düşünür sonuçta. Haksız olduğunu kabul etmenin büyük bir zayıflık olduğunu düşünürler. Gerçekten de öyledir belki, kim içten bir biçimde özür dileyebilir ki. İkinci şans diye bir şey yoktur, ilk şansınızı berbat etmemeye gayret gösterin..

Biliyorum ki, her şeyin mutlak bir sonu var ve daha da önemlisi iyi bir son yok, ölüm hepsini sıfırlıyor. Sevdiğinizin üzerine bir kürek toprak attığınızda anlayacaksınız bunu. Pişman olmamaya çalıştıkça, oluyorsun. Buldum sandığında yanılıyorsun. Bu böyle devam edecek ve biz alışacağız. Hayatı çözmenin karışık olduğunu düşünme. Hayat soğuk bir mola yeri gibidir, düşlerinin beyazlığının siyahla karıştırılmış hali gibidir. Bir içimlik bir izmarit, ister yavaş içersin, ister hızlı. Ama içmezsen boşa gider. Hayatınızı boşa yakmayın ya da harcamayın..

15.02.2021

Birkaç satırlık şiirler III..




-Hikaye-

Güldüğüme bakma yaşarım ben kederi derinden
Saçarım bana ait olmayan sevinçleri
Nasiplensin başkaları her bir zerresinden..
Bir hikayeyi bitirememişken
Bir başkası başlar kendiliğinden..

-Boş veriş-

Devamlılığı yok heveslerimin, büyüttüklerimin
Susmam ikrardan değil, sebebi boş vermişliğim
Yalancı baharda çiçeklenmişim
Baktım, duydum, hissettim
Yağmurla geldim, karla gittim..

7.02.2021

Yoktan yok çıktı..

"Bi' maviyim, bi' kırmızı.
Sarılarak, darılarak"

Mavi soğuk renktir, kırmızı ise sıcak. Mavi tarafım sakin, kırmızı tarafım kızgın denilebilir. Sürekli iki uçta seyrediyorum işte. Ben de mutlu değilim bu durumdan. Mavi tarafın ağırlıklı olmasını isterdim. Kim istemez ki zaten. Arada sırada insanın ruhuna esmeli rüzgar. Yoksa bu yangınlar heves bırakmayacak kimsede. Öylesine yaşanılmaz, öylesine de bırakılmamalı. Günahlarımızı bizden başka biri çekmemeli..

Bir son yazmalıyım hikayeme, zihni bulandırmayacak-karıştırmayacak bir son. Olabildiğince basit ama hikayeyi tamamlar nitelikte. Hep dolaylı olarak yaklaştığımdan hayata, basit düşünemiyorum işte. Basit düşünebilsem inanıyorum ki çok mutlu olurdum. Gerçi herkes bir son belirlemiştir kafasında. Sadece çoğu gerçekleştirememiştir. Bu dünya yarım kalmışlıkların gerçeği. En mutlu anın yarım kalacaktır, tadımlık da olabilir. Hiçbir zaman doyurmayacaktır. Ağza çalınan bir parmak bal gibi, ötesi yok. 

"Mazur gör sen de beni
Sevdim de cümlem yetmedi"

Yaptıklarımdan anlar sanıyordum, ama söylemek gerekiyormuş. Şu an olsa söylerdim, o yaşlarda böyle şeyler pek söylenmiyor. O zamanlar yazmalıydım şiirlerimi. Şiir sayılırsa benim yazdıklarım. Seni hatırlamaya çalışıp başarısız olacağım günleri özlüyorum. Umarım çok bekletmez o günler..

Not: Tırnak içindeki sözler Adamlar grubunun Benden Bana parçasına aittir.



4.02.2021

Sıra..


Hayatımı yaşayamadığımı düşünüyorsun, bir silkelensen kendine gelirsin diyorsun. Ama o işler öyle olmuyor işte. İçeride olmadıkça hiçbir şeyi anlayamaz insan. İstediğin kadar cesaret ver, güven aşıla. Bir limitim var benim, kota da diyebiliriz. İstediğim her şeyi yapmama izin vermiyor benliğim. Belki hiçbir şeyin farkında olmadığım günler yapmışımdır istediklerimi. Bir tam gün yol çekip, yarım günler ayırabilmişimdir başka şehirlerde kendime. Kendine engeller koyarsın, doğru dürüst açıklayamadığın görünmez engeller. Kimi bir ilişkiden kaçar ihtiyacı olduğu halde, yalnızlığa hem şartlanmış, hem de alışmıştır. Bir kalemde silinmek kadar sıradan bir durum yoktur. Bir varsın bir yoksun yani. Hayat böyle kuralları ben yazmadım. Tertemiz bir başlangıç yapamazsın, çünkü izler kalır her zaman. Birebir benzeyenini ararsın, ömür geçer bu arada. Ben de göçtüğümde bu yazılar kalacak arkamda. Soruştururlar herhalde arkamdan. Büyük bir yıkım ararlar, birileri yüzünden öldüğümü sanırlar, bir neden ararlar. Oysa sadece sıram geldiğinden öleceğim ben. Sırayı yakına çekmek için de elimden geleni yapıyorum. Ezcümle görünenlerden ziyade görünmeyenler önemli. Neler hissettiklerini, yaşayamadan kimse anlayamaz. Uzaktan her şey güzeldir, davulun sesi ve herhangi bir manzara. Ne zaman ki yakınlaşıyorsun çirkinleşmeye başlıyor. Hisler, maddeler yaklaştıkça büyüyor ve hiçbir yere sığdıramıyorsun. Sığdıramadığın için de acı çekiyorsun. Geldim, geçiyorum..

2.02.2021

Birkaç satırlık şiirler II..



-Yaşıyorsun-

Yorulduğunu fark ettirmiyor sevmeler insanın
Bitmez bir maraton ki koşuyorsun
Gidecek bir yer kalmadığı halde
Yolculuk var yarın, gidiyorsun..
Zirveye çıkarak, yerin altına girerek
Yaşıyorsun da yaşıyorsun..

-Geçip, Giden-

Uzun sürecek kışlar bekliyor artık,
Aşama aşama yalnızlaşanları
Issız bir deniz fenerinden farksız o insanları
Biliyorum ki yanlış zamanlar, mekanlar çok
Ve görünürde hissedecek pek bir his de yok
Mutlu sonlara kimse alışkın değil.
Çocukken dinlediğimiz masallar iyi kandırmış bizleri..
Bu bir kıldan köprü ve ilk adımda düşeceğin garanti.
Son bir defa manzaraya bakmak için oldukça geçti
Bir nefes acısıyla-tatlısıyla bu hayattan geçti...

22.01.2021

Budala..


 
Önemli derecede spoiler içerir..

-Özet-

Hikaye bir trende başlar. Prens Mışkin yolculuk yapmaktadır. Uzun zamandır İsviçre'de yaşayan kahramanımız akrabalık bağının bulunduğu Yepançin hanımını ziyaret umuduyla Petersburg'a gitmektedir. Tabi vatanını özlemiş olmasının da önemi var bu ziyarette. Yolculuk esnasında birinin dikkatini çeker çünkü ince bir ceket vardır üzerinde ve giysileri eskidir. Bu kişi hayatını değiştirecek bir adam olan Parfen Rogojin'dir. Onunla sohbet ederler, Parfen kendini anlatır, Mışkin kendini anlatır. Parfen bu esnada ona sırılsıklam aşık olduğu Nastasya Flippovna'dan bahseder. İkili memlekette yeniden buluşmak üzere sözleşir. Hatta Parfen, Mışkin'e kendine geldiğinde bir palto hediye edeceğini söyler..

Prens Mışkin Petersburg'a geldiğinde vakit kaybetmeden Yepançin'lere gider. Kendisini kabul ederler, Yepançin beyi ve hanımıyla çok hoş sohbet eder. Bu arada üç kızıyla da tanışır onların. İlk muhabbette Mışkin'e hayran olur hepsi. Bu evde Nastasya Filippovna'nın tablosunu görür ve aşık olur. Bir pansiyona yerleşir. Burada arkadaşlar edinir, derken bir enstantane olur. Kanlı canlı Nastasya'yı görür Mışkin. Nastasya onu kapıcı zanneder başlangıçta, üst perdeden konuşur onunla. Sonra anlar iyi ve bilgili biri olduğunu. Rogojin saplantılı bir haldedir, Nastasya onunla evlenmemekte diretmektedir. Zengin birinin oğlu olduğundan Nastasya'yı parasıyla büyülemek ister, bir çanta dolusu ruble atar önüne. Bu esnada muhabbet ilerler ve prens Nastasya'ya evlenme teklif eder. Daha yeni karşılaştıkları halde. Nastasya flört eden, sivri laflar edebilen, çekici bir kadındır. Mışkin'e yüz vermez ama bu teklifte gururunu okşar. Parfen bu olay yüzünden prense kin beslemeye başlar..

16.01.2021

Birkaç satırlık şiirler..


 -Yarının Eksilen Düşleri-

Dün'ün dü'sünü alıp "düş" yaptım
Bugünden geçip giderken
Yarın'ın yarı'sını alıp düşlerimi yarım yaptım
Gitgide eksilirken
Ben, benden sen, senden ben..

-Tereddüt-

Bir güçlü tereddüt içinde kalmak
İki yoldan birini seçtikçe hep yanılmak
Yürürken geriye bakmamak
Ama hep geçmişe saklanmak
Yaşamak işte budur, işte budur yaşamak.